
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Erdoğan’a …
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğuna dair kararı imzalamasının ardından Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, iç politikada yaşadığı sıkıntılar, yolsuzluklar, çöken Suriye politikası ve Reza Zarrab davasından kurtulmanın aracı olarak Kudüs’e sarıldı.
İsrail’in terör devleti olduğunu söyleyen Erdoğan, Kudüs’ün hamisi edasıyla yarın İstanbul’daki İslam İşbirliği Teşkilatı Liderler Zirvesi’ne hazırlanırken İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Erdoğan’a gereken yanıtı Paris’ten verdi:“Kürt köylerini bombalayan bir liderden ahlak dersi alacak değilim.“
‘ABD dökülen kanın ortağı’
Şaibeli 15 Temmuz darbe girişimi sonrası, insan haklarını tümüyle askıya alan ve diktatörlüğü önünde duran muhalefeti baskı cenderesinde tutan Erdoğan, Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle ATO Congresium’da İsrail ve ABD’ye çattı.
Erdoğan, „O Kudüs ki her taşında ayrı bir hikayeyi barındırır. Bugün kendilerini Kudüs’ün sahibi sananlar arkasına saklanacak ağaç bile bulamayacaklarını bilmelidirler. Trump’ın bu açıklaması bizi bağlamaz. Kudüs’ü de bağlamaz. İslam dünyasını da bağlamaz. Sen çalarsın, sen oynarsın. Trump’un kararı kimseyi bağlamaz. Kendin çalar kendin oynarsın“ dedi.
ABD’yi de „dökülen kanın ortaklığı“ ile niteleyen Erdoğan „Amerika aldığı bu kararla Kudüs’te dökülen bu kana ortak da olmuştur“ dedi.
İİT’yi kullanmak istiyor
Erdoğan, İstanbul’da yarın yapılacak olan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Liderler Zirvesi’nin de dönüm noktası olduğunu ileri sürdü.
Erdoğan „Türkiye olarak bu konudaki tepkimizi hem kendi adımıza hem de İslam İşbirliği Teşkilatı altında dile getiriyoruz. Çarşamba günü İstanbul’da düzenlenecek İslam İşbirliği Teşkilatı Liderler Zirvesi’nin dönüm noktası teşkil edeceğine inanıyorum“ dedi.
Erdoğan, zor durumdan kurtulmak için Kudüs’ü bir nevi sıçrama tahtası olarak kullansa da, Trump’ın verdiği karar öncesi Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap dünyasının iki önemli ülkesini ikna ettiği belirtiliyor.
Erdoğan’ın Kudüs hamlesiyle daha çok iç kamuoyuna yönelik mesaj verdiği bir çok siyasi gözlemci tarafından dile getiriliyor. Dini hassasiyetleri de kullanarak, kendine yakın kesimleri mobilize ediyor.
‘Erdoğan’dan ahlak dersi almam’
Erdoğan, önceki gün İsrail’in terör devleti olduğunu söylemişti. Erdoğan’ın sözlerine İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’dan yanıt geldi.
Netanyahu, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında şunları belirtti: „Sayın Erdoğan İsrail’e saldırdı. Kendi ülkesinde Kürt köylerini bombalayan, gazetecileri hapse atan, İran’ın uluslararası yaptırımları delmesine yardım eden ve Gazze dahil teröristlerin masum insanları öldürmesine yardım eden bir liderden ahlak dersi alacak değilim.“
Netanyahu’ya da yaradı
Erdoğan’ın, Man adası belgeleri ve Zarrab’ın ifadeleri ile yaşadığı zor günlerin benzerini Netanyahu da yaşıyor.
İsrail’in Tel Aviv kentinde pazar günü 30 bin kişi düzenledikleri yüşüyüşle Netanyahu’nun karıştığı yolsuzlukları protesto etti.
Tel Aviv’deki Rotschild Bulvarı’nda toplanan göstericiler, ‘Yolsuzluğa son’, ‘Solcu da değiliz, sağcı da değiliz, dürüstüz’ ve ‘Defol Netanyahu’ yazılı pankartlar taşıdı. İşverenlerden para almaktan, bir medya patronuyla kendi lehine yayın yapması için pazarlıkta bulunmaktan ve Almanya’da alınan denizaltılarda usulsüzlük yapmaktan Netanyahu, 6 kez polise ifade vermişti.
Derdi Filistinliler değil
Öte yandan Kudüs sorununa daha farklı çözümler önerenler de var. Gazetemiz yazarlarından Mustafa Karasu’nun dün çıkan yazısının bir kesiti şöyle:“Kudüs kararından yararlanmak isteyen iki güç vardır. Birincisi ABD, ikincisi ise Türkiye’dir. AKP iktidarı ele geçmez bir gündem bulmuştur. Doğrudan kendini ilgilendirmeyen bir gündemi iç politikada yararlanma doğrultusunda köpürtmektedir. AKP bir taraftan yaşadığı sorunları Kudüs propagandası ve kampanyasıyla örtmek, diğer taraftan ABD ve İsrail karşıtı hareketler üzerinden bu ülkeleri sıkıştırmak istemektedir. Bu nedenle Kudüs gündemine mal bulmuş Mağribi gibi sarılmıştır. Tayyip Erdoğan ve AKP’nin derdi Filistinliler değildir; iktidarları için yararlanılacak bir durum olmasaydı Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına bir gerekçe bulurlardı. Şu kesindir, eğer Ortadoğu’da bir ikinci İsrail varsa o da Türkiye’dir. Türkiye yıllarca İsrail’in stratejik müttefiki olmuştur. İsrail on yıllarca Türkiye ilişkilerine dayanarak konumunu güçlendirmiş ve yeni yerleşim yerleriyle alanını genişletmiştir. Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri derin ilişkilerdir. Türkiye’nin İsrail’le ilişkilerinin en iyi olduğu döneme bakıldığında İsrail’e yönelik birçok eleştiri yapıldığı görülür. Bu açıdan Türkiye-İsrail ilişkileri değerlendirilirken pratiğe bakmak lazım.“
Karasu yazısında, Kudüs’ün insanlığını başkenti olduğunu ve üç kadim dini bağrında çıkardığını, bundan dolayı da Siyonizm ve Arap milliyetçiliğinden uzak bir çözümün gerekli olduğunu vurguladı.
HABER MERKEZİ
