
Asch Konformizm Deneyi: Çoğunluğa Neden Uyarız?
Kimi zaman çoğunluğun fikri, kendi gözlerimizle gördüğümüzden bile daha güçlü olabilir.
Metro ya da otobüste yanınızdaki biri yüksek sesle telefonla konuşmaya başladığında muhtemelen dikkatinizi çeker. Toplu taşımada sessiz kalınmasını zorunlu kılan yazılı bir kural olmasa da çoğu insan telefon görüşmesini kısa tutar ya da sesini alçaltır. Çünkü davranışlarımızı yalnızca resmi kurallar değil, çevremizdeki insanların nasıl davrandığı da biçimlendirir.
Benzer biçimde bir ürün satın almadan önce başkalarının yorumlarına ve puanlarına bakarız. Özellikle neyin doğru ya da iyi olduğundan emin olmadığımız durumlarda, diğer insanların seçimlerini kendimize ölçüt alırız.
Peki ya çevrenizdeki herkes sizin gördüğünüzden farklı bir şey söylüyorsa kendi gözlerinizden şüphe eder misiniz? Psikolog Solomon Asch’ın 1950’lerde yaptığı ünlü deneylerin çıkış noktası tam olarak bu soruydu.
Asch Konformizm Deneyi Nasıl Yapıldı?
Deneyde katılımcılara bir referans çizgi ile farklı uzunluklarda üç çizgi gösterildi. Görev son derece basitti: Üç çizgiden hangisinin referans çizgiyle aynı uzunlukta olduğunu söylemeleri gerekiyordu. Doğru cevap çoğu durumda gözle kolayca ayırt edilebiliyordu.
Ancak deneyin önemli bir ayrıntısı vardı. Gruptaki kişilerin çoğu gerçek katılımcı değildi; araştırmacılarla önceden anlaşmış kişilerdi. İlk birkaç turda herkes doğru cevabı veriyordu. Daha sonra bu kişiler, belirli denemelerde hep birlikte açıkça yanlış olan aynı cevabı söylemeye başladı.
Gerçek katılımcı böylece iki seçenek arasında kaldı: Kendi gözlerine güvenmek ya da grubun oybirliğiyle verdiği cevaba katılmak.
Grup baskısının olmadığı durumlarda yanlış cevap oranı yüzde 1’in altındaydı. Ancak grup oybirliğiyle yanlış bir cevabı savunduğunda, kritik denemelerde verilen yanıtların yaklaşık üçte biri çoğunluğun cevabıyla aynı oldu.
Asch Deneyinin Sonuçları Ne Gösterdi?
Asch’ın deneylerinde katılımcılar, grubun oybirliğiyle yanlış cevap verdiği kritik denemelerde yaklaşık üçte bir oranında çoğunluğa uydu. Ancak katılımcıların davranışları birbirinden oldukça farklıydı. Bazıları deney boyunca kendi cevabında ısrar ederken bazıları çoğunluğun yanlış cevabını birçok kez tekrarladı.
Deneyin en dikkat çekici bulgularından biri oybirliğinin etkisiydi. Asch, gruptaki tek bir kişinin bile çoğunluktan farklı cevap vermesi durumunda konformizmin belirgin biçimde azaldığını gördü. Üstelik bu kişinin gerçek katılımcıyla aynı doğru cevabı vermesi her zaman gerekli değildi. Çoğunluğun tek sesli olmaması bile grup baskısını zayıflatıyordu.
Grubun büyüklüğü de sonuçta etkiliydi. Çoğunluğa birkaç kişinin eklenmesi başlangıçta uyma davranışını artırırken, grup belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra yeni kişilerin eklenmesi aynı ölçüde etkili olmuyordu. Bu durum, sosyal baskının yalnızca kalabalığın büyüklüğüne değil, grubun ne kadar birlik içinde göründüğüne de bağlı olduğunu gösteriyordu.
Odayı Dolduran Duman Deneyi
Asch’ın deneyi, insanların çoğunluğun açıkça yanlış olan bir yargısından bile etkilenebildiğini gösterdi. Ancak sosyal etkinin gücü yalnızca insanların aynı cevabı vermesiyle ortaya çıkmaz. Bazen çevremizdekilerin hiçbir şey yapmaması da davranışımızı belirleyebilir.
Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri, Odayı Dolduran Duman Deneyidir. Araştırmacılar bu kez katılımcılardan bir soruya cevap vermelerini değil, belirsiz ve potansiyel olarak tehlikeli bir durumda nasıl davranacaklarını gözlemlemek istiyordu.
John Darley ve Bibb Latané, insanların belirsiz bir tehlike karşısında çevrelerindekilerin davranışlarını ne kadar dikkate aldığını görmek için basit ama etkili bir deney tasarladı. Katılımcılar bir odada oturup form doldururken içeri yavaş yavaş duman verilmeye başlandı. Bir süre sonra duman odada açıkça fark edilir hale geldi.
Odada yalnız olan katılımcılar genellikle kısa süre içinde durumu fark etti ve görevlilere haber verdi. Fakat odada başka kişiler de varsa sonuç değişiyordu. Özellikle bu kişiler hiçbir şey olmamış gibi davranıp formlarını doldurmaya devam ettiğinde, gerçek katılımcılar da çoğu zaman hemen harekete geçmiyordu.
Dumanı görmelerine rağmen çevrelerindeki insanların sakinliğine bakıyor ve durumu yeniden değerlendiriyorlardı. Kimse telaşlanmıyorsa, ortada ciddi bir tehlike olmadığı sonucuna varmak kolaylaşıyordu. Darley ve Latané bundan sonra olanları şöyle anlatıyor:
“On denekten yalnızca biri dumanı bildirdi. Geri kalan dokuz denek, altı dakikanın tamamında içeriyi duman kaplarken bekleme odasında bekleyip gayretle önlerindeki formu doldurmayı sürdürdüler. Öksürdüler, gözlerini ovuşturdular, camı açtılar ama yangını haber vermediler.”
Neden Uyum Gösterme İhtiyacı Duyuyoruz?
İnsanların çoğunluğa uymasının önemli nedenlerinden biri, özellikle belirsiz durumlarda başkalarının kendilerinden daha doğru bilgiye sahip olabileceğini düşünmeleridir. Çevremizdeki herkes aynı cevabı veriyorsa, kendi değerlendirmemizden kuşku duymaya başlayabiliriz.
Bu eğilim gündelik yaşamda çoğu zaman işimizi kolaylaştırır. Her durumda ne yapacağımızı baştan düşünmek yerine çevremizdeki insanların davranışlarını bir rehber olarak kullanırız.
Örneğin markette kasaya giderken sıranın sonuna geçmemiz gerektiğini biliriz. Bunun için duvarda yazılı bir kurala ihtiyacımız yoktur; diğer insanların davranışları bize nasıl hareket etmemiz gerektiğini gösterir.
Ayrıca insanlar aynı zamanda kabul görmek ve grubun dışında kalmamak ister. Bu nedenle çevremizdeki kişilerin giyim tarzından konuşma biçimine, dinlediği müzikten tüketim tercihlerine kadar pek çok davranışından etkilenebiliriz.
Asch’ın deneyleri, çoğunluğun kararlarımız üzerindeki etkisini açıkça ortaya koydu. Ancak grupta yalnızca bir kişinin farklı düşünmesi bile bu baskıyı belirgin biçimde azaltabiliyordu. Bazen çoğunluğun etkisini kırmak için tek bir farklı ses yeterlidir.
Okuma Önerisi: Sürü Psikolojisi: Neden İnsanlar Çoğunluğu Takip Etme Eğilimindedir
Kaynaklar ve İleri Okumalar:
- Biography of Psychologist Solomon Asch, Yayınlanma tarihi: 24 Eylül 2021; Bağlantı: https://www.verywellmind.com
- Group forces in the modification and distortion of judgments.; bağlantı: https://psAsch, S. E. (1956). Studies of independence and conformity: I. A minority of one against a unanimous majority. Psychological Monographs: General and Applied, 70(9), 1–70. https://doi.org/10.1037/h0093718
- Whittaker, James & Rosenau, Charles & Farnsworth, Hanley & Grosz, Richard. (1957). A Repetition of Asch’s “Effects of Group Pressure upon the Modification and Distortion of Judgment”. Perceptual and Motor Skills. 7. 245-245. 10.2466/pms.1957.7.3.245.
Matematiksel