
Maraş katliamı
Unutamam, unutmayacağız, unutturamazlar “Hesabı sorulacak” denilen Maraş Katliamının üzerinden tam 38 yıl geçti.
Maraş katliamın da o korkunç acıları yaşıyan insanlar “zaman tüm acıların ilacıdır”. diyerek yaralarını sarmaya, imkanları ölçüsünde hesap sormaya uğraşsalar da, Maraş Katliamı, Kürt Alevi Katliamı olarak, TCnin kanlı tarih sayfalarında, diğer katliamların yanında, hesabı sorulamadan, planlayıcıları ve tetikçileri cezasını almadan yerini aldı.
Her ne kadar Maraş Katliamının hesabı cezasız kalsa da, tetikçilerinden birinin bindiği uçak Kanlı Maraş semaların da gökyüzü tanrılarının gazabına uğrayarak düşse de, uçağın içindekilerin felaketi ve tetikçinin ölümündeki şaibeli durumu, TCnin Derin Devletinin işi bittiğinde tetikçilerini nasıl harcadığının göstergesi oldu.
Maraş katliamından iki yıl sonra 12 Eylül 1980de Faşist Askeri bir darbeyle işbaşına geçen askerler, Derin Devletin işini iyice kolaylaştırmış, Maraş Katliamının hesabı sorulamadan mahşere kalmıştır.
Maraş Katliamının hesabının mahşere kalmasında 12 Eylül faşist rejiminin dışında, Derin Devletin yaratıcısı, yaşatıcısı CHPnın payı, katkıları tartışılmazdır.
CHPnın asli görevi, Türk Sunni İslam sentezli sistemin kalıcılığını sağlamak ve korumak. Bunu yaparkende ‘laikliğı’ alevilere var olabilmelerinin nimeti olarak sunmak, bunun karşılığında Türk Islam Sentezli Kemalist sisteme ve CHPye boyun eğmelerini sağlamak olmuşdur.
Alevilerin Kemalizmin ve CHPnın bekçiliğine soyunması onları TCnın vahşetinden korumamış, güvendiklerı dağlara yine karlar yağmış, Maraş Katliamının sahibi TCnin türkçü dincı sunni faşist çuruhu, yargılanmamanın şevkinden, çoşkusundan atağa kalkmış, kanlı dinci zihniyetlerinin ürünü Katliam bu kez Sivas ta alevileri yakalamıştır.
Katil dincilerine, Madımak ta, alevileri diri diri yaktıran TC devleti, tarihinin kanlı sayfalarına, birkez daha, hesabı sorululamayacak, Sivas Katliamını eklemiş alevilerin CHPsini de tekrar kendine suç ortağı yapmıştır.
Bütün bu katliamlara rağmen, hala olayların farkına varmak istemeyen alevi bir çoğunluk TCdeki varoluşlarını ‘laiklikle’ garantili görmeye, inançlarından ve kimliklerinden dolayı uğradıkları bu katliamları, baş kaldırmadan, sitemle, amalarla, suya sabuna dokunmadan, TC yi incitmeden sineye çekmeye vede sessizce biat etmeye devam etmişlerdir.
TC devletinin vatan hainliği damgası vurduğu,Dersim katliamının suçunu, isyancı atalarına,Komünistlik damgası vurduğu,Maraş katliamının suçunu solcu ve kürtlere,Dinsizlik damgası vurduğu, Sivas katliamının suçunun da Aziz Nesine, yıkılmasına, havale edilmesine gözünü kapatarak, katil fasist dinci TC ve CHP ile hesaplaşmadan, kafalarını kuma gömmeye, bilinçli olarak ‘kör sağırı oynamaya’ devam edeceklerdir.
Ama bugün AKP ile gelinen bu noktada belli ki durum değişecek, Aleviler son darbeyi yine CHPden yiyecektir. Güvendikleri sistem, sığındıkları sözde ‘laiklik’, alevi olduğu halde, kendisine aleviyim diyemiyen CHP nin gelmiş, geçmiş en basiretsiz lideri Dersimli Kemal Kılıçdaroglu tarafından,”Hain Dersimli atalarına” inat AKP nezdinde Recep Tayyip Erdoğana hediye edilecektir.
Bu görülen SonDarbe tabi ki, sadece aleviler için geçerli değildir. Türkiyede yaşıyan tüm halklar bundan nasibini alacaktır. Kendisine insanım diyen herkesin, insanca bir yaşam için, yaklaşan dinci faşizm tehlikesini görüp ayağa kalkması direnmesi gerekmektedir.
Devletin, sistemlerin ve dinlerin insanları ötekileştirdiği, ötekilerinde birbirine, öteki kaldığı ve mücadeleleri ortaklaştırmadığı durumda, herkes kaybedecek, kazanan faşizm olacaktır.
27.12.2016
Nebahat Dertli
