
Hamburg’da 40 yıl önce Neonaziler tarafından katledilen Ispartalı Ramazan Avcı (26),
2012’de adının verildiği ve bu yıl yeniden düzenlenen meydanda gerçekleştirilen törenle
anıldı. Yapılan konuşmalarda artan ırkçılığa dikkat çekildi.
Meydan, yeni anıt taş ve üzerindeki sloganlarla ırkçılık tehlikesine dikkat çeken büyük boyda
kalıcı panolarla, ırkçılıkla mücadele alanı işlevi görecek.
Almanya’nın Hamburg kentinde 21 Aralık 1985’te Neonaziler tarafından katledilen Ispartalı
Ramazan Avcı (26), 2012’den beri adını taşıyan ve bu yıl tamamıyla yeniden düzenlenen
Ramazan Avcı Meydanı’nda düzenlenen törenle anıldı. Hamburg Nord İlçe Belediyesi ve
Ramazan Avcı’yı Anma İnisiyatifi (RAİ) tarafından organize edilen törene Ramazan Avcı’nın eşi
Gülüstan, oğlu Ramazan Cem Avcı, yeğeni Halil Avcı, Hamburg Başkonsolosu Berati Alver,
Hamburg Nord İlçe Belediye Başkanı Dr. Bettina Schomburg, önceki Belediye Başkanı Michael
Werner-Boelz, RAİ kurucuları Avukat Ünal Zeran, Sosyolog Gürsel Yıldırım, 1992’de
Mölln’deki ırkçı saldırıda aile fertlerini kaybeden Faruk Arslan, İbrahim Arslan, Almanya’nın
farklı şehirlerinden ırkçı saldırı mağdurlarının aileleri, milletvekilleri, inisiyatifler ve sivil
toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Hamburg Görsel Sanatlar Yüksekokulu
(HFBK) şehir planlama bölümü öğrencileri, Avcı ailesi ve inisiyatifin iş birliğiyle yeniden
tasarlanan meydanda yaklaşık 500 kişi bir araya gelirken etkinlik hem anma hem de
toplumsal dayanışma mesajı niteliği taşıdı.
“Irkçılığı görün, duyun, sessiz kalmayın”
Anma töreninde eşinin ırkçı nefret kurbanı olduğunu hatırlatan Gülüstan Avcı, „Ramazan
sadece bir isim değildi, o bir hayattı, bir sevgiydi. Bizden koparılan sadece bir hayat değil, bir
gelecek oldu. Irkçılığı görün, duyun ve sessiz kalmayın” dedi. Avcı, eşine hitaben yazdığı
duygu dolu mektubu da katılımcılarla paylaştı. Törende RAİ adına konuşan ve konuşmasına,
„Sorunun adı ırkçılıktır“ cümlesiyle başlayan Avukat Ünal Zeran, “2010 yılında, Ramazan
Avcı’nın katledilmesinin 25. yıldönümünde ilk kez bu mekânda bir araya gelmiş ve Landwehr
Caddesi’nin adının değiştirilmesini, bir anıt yapılmasını talep etmiştik. Anmanın ve
hatırlamanın, yas tutma ve toplumsal yüzleşme için görünür bir meydana ihtiyacı vardır.
2012’de çabalarımızla bu meydan oluşturuldu. Bugün ise bu hatıra, tüm mağdurlar ve
ırkçılıkla mücadele için bir uyarıdır“ dedi. Bugüne kadar yürütülen çalışmalar hakkında kısa
bilgi veren Zeran, „Hatırlamak sadece yas tutmak değil, aynı zamanda toplumsal ve bireysel
sorumluluk talebidir. Anma etkinliklerimizde bilinçli olarak Mehmet Kaymakcı, Tevfik Gürel,
Nguyễn Ngọc Châu, Đỗ Anh Lân, Semra Ertan, Adrian Maleika, Antonio Amadeu, Gustav
Schneeclaus, Burak Bektaş, Oury Jalloh, Süleyman Taşköprü ve NSU’nun diğer kurbanlarını
anıyoruz. Ayrıca Mölln, Solingen, Lübeck kundaklama saldırıları, Halle, Hanau, Münih’teki OEZ
saldırısı ve daha birçok ırkçı, antisemitist ve kadın düşmanı saldırıyı da hafızalara çağırıyor,
kınıyoruz“ şeklinde konuştu.
“Irkçılığa, toplumdaki haksızlığa ve eşitsizliğe dikkat çekme ve mücadele alanı”
Almanya’da ırkçılığı siyasetin ürettiği ve körüklediğini ifade eden Zeran, mağdurların siyasi
taleplerini de dile getirdi. Avcı cinayetiyle ilgili olarak, Senato ve Eyalet Meclisinden, katiller
hakkında verilen skandal kararın düzeltilmesini talep ettiklerini söyleyen Zeran, „Bu cinayet
bundan böyle resmen ırkçı motifle işlenmiş olarak tanınmalıdır. Mahkeme, savcılık ve polisin
ırkçılığı inkâr etmesi nedeniyle bir özür talep ediyoruz. Yakınlarını kaybettikleri için ağır
travmalar yaşayan ve yalnız bırakılan mağdur aileler için merkezi bir mağdur temsilciliği talep
ediyoruz“ dedi. Zeran, meydanın yeni düzenlemesiyle en başta ırkçılık tehlikesine olmak
üzere, toplumdaki haksızlığa ve eşitsizliğe dikkat çekme ve mücadele alanı olarak işlev
göreceğini sözlerine ekledi.
Mölln’de annesi, kızı ve yeğenini kaybeden Faruk Arslan’dan mücadele çağrısı
Törende söz alan Faruk Arslan, Avcı ailesine destek mesajı vererek, “Yalnız olmadıklarını
bilmeleri çok önemli. Hep birlikteyiz ve unutmayacağız. Bu mücadele sadece bizler için değil,
Almanya’da yaşayan tüm insanlar içindir ve bu sadece bizim gelip acımızı anlatmamızla sınırlı
olmamalı. Siyasetçiler bizleri sadece acınacak bir ‘mağdur’ olarak görmeyip, ırkçılıkla
mücadelenin en önemli bir parçası olduğumuzu kabul etmeliler“ şeklinde konuştu.
“Hepimiz bir ırkçı saldırının hedefi olabiliriz”
Ramazan Avcı’nın yeğeni Halil Avcı konuşmasında, “Olay günü dokuz yaşındaydım.
Kardeşimle Türkiye’ye dönmek zorunda kaldık, artık burada güvenli değildi. Dokuz yıl sonra
geri döndüm ve güvenli olup olmadığından emin değilim. Yaşananları asla unutmayacağız”
dedi. Mölln saldırısından ağır yaralı olarak kurtulan İbrahim Arslan ise, “Mağdurların
söylediklerini sadece dinlemek yetmez. Sokağa çıkmalı, tepki göstermeli ve ırkçılığa karşı
birlikte mücadele etmeliyiz. Bugün burada toplanmamızın sebebi sadece Ramazan Avcı’nın
katledilişi değil, ırkçılığın ortak hedefi olabileceğimiz gerçeği olmalı. Bu kentte sadece
Ramazan değil, 1980’de Nguyễn Ngọc Châu ve Đỗ Anh Lâ, yine 1985’te Mehmet Kaymakcı ve
2001’de Süleyman Taşköprü NSU terör örgütü tarafından öldürüldü. Anmalarda 40 yıldır
görmediğimiz kişiler ise sorumlu olanlardır“ şeklinde konuştu. Konuşmalarda, ırkçılığın
sadece geçmişte değil, bugün de mücadele edilmesi gereken bir sorun olduğu, mağdurların
yalnız bırakılmaması gerektiği ve toplumsal dayanışmanın önemi öne çıktı.
Ramazan Avcı Meydanı’na üç dilde anıt taşı
Konuşmaların ardından, Hamburg Görsel Sanatlar Yüksekokulu (HFBK) öğrencileri, Avcı ailesi
ve Ramazan Avcı İnisiyatifi iş birliğiyle yeniden tasarlanan meydanda, sanatçı Vān Ngân
Hoàng tarafından hazırlanan üç dilli yeni anıt taşının açılışı gerçekleştirildi. Meydanın
yanındaki meslek okulu salonunda devam eden etkinlikte Hamburg Nord İlçe Belediye
Meclisinden İsabel Permien ve Meslek Okulu Müdürü Malte Baumann da birer konuşma
yaptılar. Konuklar daha sonra, Gürsel Yıldırım tarafından hazırlanan sergiyi gezme fırsatı
buldu.
21 Aralık 1985’te Neonaziler Ramazan Avcı katletti
Ramazan Avcı, 21 Aralık 1985’te Landwehr Sokağı’nda, kardeşi ve arkadaşıyla birlikte otobüs
beklerken yaklaşık 30 Neonazi’nin saldırısına uğradı. Ramazan, kardeşi ve arkadaşını korumak
için biber gazı kullandı, ancak kendisi geride kaldı. Yola kaçarken bir arabanın çarpmasıyla
yere düştü ve yerdeyken beyzbol sopaları, balta sapları ve tekmelerle vahşice dövüldü. Ağır
yaralanmaları sonucu hastaneye kaldırılan Avcı, Noel arifesinde hayatını kaybetti.
Katledilişinden 10 gün sonra, dünyaya gelen oğluna ise Ramazan Avcı’nın ismi verildi. Avcı,
Almanya’daki ırkçı şiddetin simgesi olarak kabul ediliyor.















