Aktüel Dünya

Karayılan: ‘Politik bir çözüme her zaman hazırız, silah da bırakırız ancak…’

Ahval

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, her zaman politik bir çözümden yana olduklarını ve meseleleri barışçıl yöntemlerle çözmekte ısrar ettiklerini söyledi.

İsrail merkezli The Jerusalem Post Gazetesi’ne konuşan Karayılan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununu diplomasi yöntemiyle çözmeye çalıştığını ancak cezaevine konulmasıyla sürecin başarısızlığa uğradığını belirtti.

Bu tutukluluğun Kürtlere yönelik bir başka savaş ilanı olduğunu söyleyen Karayılan, “Öcalan tutuklanmasaydı Kürt sorunu çözülebilirdi” dedi.

Her zaman politik bir çözüme hazır olduklarını kaydeden Karayılan, Rojava ve İran Kürtlerini ABD ile ilişki kurmaları konusunda cesaretlendirdiklerini kaydetti ve ekledi:

“Sovyetler Birliği çöktü çünkü demokrasi yoktu ancak Amerika demokrasi sayesinde ayakta kaldı. ABD ile ilişki geliştirilmesine karşı değiliz. Aksine, Kürdistan’ın tüm bölgelerinin ABD ile ileri düzeyde temasını destekliyoruz. Ne yazık ki, demokrasi, insan hakları ve özgürlükleri desteklememize rağmen, ABD ve Batı ülkeleri hala Türk devletini ve bize yönelik askeri müdahalelerini destekliyor. 

ABD’nin bu politikasını gözden geçireceğini ve Kürt halkına karşı daha olumlu olmasını umut ediyoruz. ABD’ye, PKK’yi terör listesinden çıkarması çağrısında bulunuyoruz. PKK, IŞİD’in bölgeden temizlenmesinde büyük bir rol oynadı.”

Silah bırakma konusunda da açıklamalarda bulunan Karayılan, Türkiye’deki Kürtler tanınmadan ve Öcalan da dahil siyasi tutuklular serbest bırakılmadan silah bırakmayacaklarını dile getirdi.

Öcalan’ın 2013’teki silah bırakma kararını da hatırlatan Karayılan, Türk devletinin bu adıma ilk başta karşılık verdiğini ancak daha sonra eski şiddet politikasına döndüğünü ve kendilerini korumak zorunda kaldıklarını belirtti.

Sterk TV’ye de açıklamalarda bulunan Karayılan şunları söyledi:”

“Şimdi daha önceki açıklamalarda belirttiğimiz gibi, biz asla Kürtler arası bir savaş istemiyoruz. Bütün sorunların diyalogla çözülmesi taraftarıyız. Fikrimiz budur ve bu fikrimizde ısrarlıyız, çünkü tarihin bu döneminde bir iç savaş, Kürt halkının stratejisine kaybettirecektir. Elde edilen kazanımlar tehlikeye girecektir. Şu an bölgede Kürtlerin yeri neresi olmalıdır, diye tartışma yürütülmektedir. Zaten Türk devleti ve daha bir çok kesim, “Kürtler aşirettir, bir millet ve devlet olmayı hak etmiyorlar” diyor. Yaşanacak bir iç savaş da bunu ispatlar; öyle bir imaj oluşturur. Bundan kimse fayda görmez. Bunun için biz karşıyız. Yoksa kendisini o kadar güçlü gören Türk devletiyle zaten her gün bir savaş içerisindeyiz. Burada mesele, Kürt siyaseti olarak sorunlarımız ne olursa olsun ulusal çıkarları gözeterek bu sorunları çözme yeteneğini gösterebilmektir. Dünya alem böyle yapıyor; biz de böyle yapmalıyız. Birbirimizi askeri olarak baskı altına almamalıyız, tehdit etmemeliyiz. Böyle olmaz; bir Kürt başka bir Kürt’e böyle yapmamalı. Askeri olarak birbirine karşı pozisyon almak doğru bir şey değildir.

Biz biliyoruz ki iç savaşın gelişmesi bir Türk devleti projesidir. Bunun yaşanmasını onlar istiyorlar ve bunun için çok büyük çaba sahibidirler. Bazı aydınlar, “düşmanları sevindirmeyin” diye açıklama yaptılar. Çok doğru demişlerdir.

Türk devleti, her zaman bazı Kürtleri yanına, bazılarını da karşısına almıştır ama karşısındakini tasfiye ettikten sonra yanındakini de tasfiye etmiştir. Şimdi PKK’yi tasfiye ederse -ki bunu yapamayacağını biliyoruz- ardından KDP’yi ve Güney’i de tasfiye etmek isteyecektir. Bu açık bir şeydir.

Kürtler olarak bu dönemde uyanık olmalıyız. Kimsenin düşmandan herhangi bir umudu olmamalı. Türk sömürgeciliğine karşı olan duruşumuz, bütün Kürtlere olduğu gibi Güney Kürdistan’a da hizmet etmektedir. Hareket burada zayıflarsa düşman başka bölgelere el atar. Bu açık bir şeydir. Bu gerçekliği göz önünde bulundurmalı ve buna göre mutlaka bu kan emici, ırkçı, Kürtleri tamamen katliamdan geçirmek isteyen zihniyete birleşerek karşı durmalıyız. Böylesi bir birleşik ulusal siyasetten herkesin çıkarı vardır. Bizim inancımız bu yönlüdür ve biz bunda ısrar edeceğiz. Ancak tabii ki biz askeri bir gücüz; arkadaşlarımız bulundukları yerlerde saldırı olması halinde kendilerini de savunacaklardır. Yalnız bizim siyasetimiz ulusal birlikte ısrar eden ve iç sorunların önüne geçmeyi hedefleyen bir siyasettir.”

Aktüelsanat

portal için içerik derleyici
Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu