Aktüel Yorum

Yol ve yolcu

Kürt sorunu iki yüzyılı bulan ve her gün kanayan bir sorundur. Bilinen tarihi, yaşanan acıları, dökülen kan ve gözyaşlarını tekrar etmeye gerek yok. Unutmak zaten olanaksız. Ancak bütün savaşlar gibi bu savaşın da miadı dolmuştur.

Öcalan, taa Özal devrinden beri ortaya çıkan her olanağı barış ve siyasi çözüm için değerlendirmek istemiştir. Her olasılığı denemiştir. Çoğumuzun yaşadığı tarih buna şahittir. Ama çeşitli engellemeler, sabotajlar, konjonktürel gelişmeler ve devlet tarafında ciddi bir muhatap olmaması sonucu bugüne kadar kalıcı bir değişim ve çözüm olmamıştır. Devlet kanatlarının sorunu çözme değil ezme yaklaşımı bunda tayin edici rol oynamıştır. Ama son süreçte bizzat devletin bütün kanatlarının sürece destek olduğu görülmektedir. Bu da sürece yeni bir içerik ve nitelik vermiştir.

Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”yla başlayan süreç son aşamasına gelmiş bulunuyor. İmralı’dan gelen son çağrıyla bu son aşama da başlamış görünüyor. Öcalan’ın örnek verdiği yol ve yolcu metaforu da isabetli ve önemli olmuştur.

Öcalan’ın son mesajı gelince aklıma bu sözün kaynağı olan Çinli filozof geldi. Lao Tzu: “En uzun yolculuklar bile, tek bir adımla başlar.”

Bu ilk adım atıldığına göre artık yolculuk başlamıştır. Bu yolculuk ne kadar ve hangi tempoyla sürer, yolda başımıza neler gelebilir gibi konular zamanı gelince görülür ve çözülür. Marx’ın dediği gibi “İnsanlık çözebileceği sorunları önüne koyar.” Bu sorun gündeme gelip önümüze konulduğuna göre çözmek zorundayız.

Çerçeve yasa taslağı Meclis’ten geçene kadar bütün toplum kesimleri görüşlerini ve farklı önerilerini getirecektir. Bu da önemli bir mücadele alanı olacaktır. Ama bunların hiçbirisi yolu tartışmamızı, tereddüde düşmemizi gerektirmez. Artık tereddütlerle vakit kaybetmek, yola kuşkuyla bakmak sadece yolculuğu sekteye uğratan, yürüyüşün temposunu düşüren eğilimler olacaktır.

Öcalan’ın yıllar önce “Silahlar sussun, siyaset konuşsun” diyerek ifade ettiği süreç başlamıştır. İki yıldır çatışmalar hemen hemen bitmiştir. Şimdi çatışma ihtimalini ortadan kaldıracak bir yasal düzenleme gündemdedir. Siyasi güvencenin oluşmasıyla mücadele tümüyle siyasi alana kayacak ve silahlar susarken siyaset konuşmaya başlayacaktır. Şimdiden bütün siyasetler konuşmaya başlamıştır.

Farklı toplumsal kesimler öz istemleri için örgütlenmelerini gerçekleştirip mücadele etmek zorundadır. Hiçbir hak ve özgürlük insafa gelmiş egemenler tarafından bahşedilmemiştir, bağışlanmamıştır. Tam tersine en küçük bir hak kırıntısı bile direne direne mücadele ile kazanılmıştır. Bundan sonra da öyle olacaktır.

Yaklaşık iki yüz yıllık bir inkar ve imha sürecini boşa çıkartmak, özgürlüğü ve demokrasiyi kazanmak için yola devam.

Yol belli, yolcular kararlı ve heyecanlı.

Yolcu yolunda gerek!

Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu