
Suriye’de Türk varlığına izin vermeyeceğiz
Amerikan çerçisi Tom Barrak’ın Amerikancı yüzü iyice Arap oldu. İsrail tekrar Tom Barrak ve Trump’ın tatsız çorbadan ibaret Orta Doğu planlarının içine işedi. Netenyahu:
“Ebu Zuhur’daki Türkleri vurmaya gittik, mesajı almışlardır!” dedi.
İsrail Genelkurmay Başkanı sınırda savaş giysileriyle konuştu:
“Suriye’de Türk varlığına izin vermeyeceğiz.”
Bu artık ipin koptuğu andır. Suriye savaş mimarlarından Hakan Fidan ve İbrahim Kalın Suriye’ye artık illegal gider gelirler. Şara ile Türkiye arasındaki askeri anlaşmaları İsrail bitirmiştir. EL Şara bunun tersi bir adım atarsa sarayı ile birlikte üzerine İsrail cehennemi yağacaktır.
İsrail uçakları Türk subaylarını vurmaya gelirken NATO saklanmıştı. Amerikan çerçisi Tom Barrak kritik bir eşikten döndük dedi. Yine sahtekarlık yapıyor. İsrail’in net mesajını Arapça anlıyor. İsrail açıkça Suriye benimdir diyor. İsrail bu açıklamayı savaşı göze alarak yapıyor.
Hatırlarsanız Rojava ve Suriye savaşı boyunca bir düşüncemi yūzlerce kez dile gitirdim:
“Şam artık İsrail’indir. İsrail için Tel Aviv ne ise Şam artık odur ve kimseye vermez. Yahudi kavimi ikibin yıldan fazladır Şam’ı bekliyordu. Türkler Esad rejimini yıkarak Şam’ı İsrail’e armağan etti.”
Bu satırları bende kaç kez okuduğunuzu hatırlarsınız. Uzun boylu bir basketbolcuya benzeyen El Şara’nın günleri Emevi cami ve saray arasında geçip gidiyor. İsrail tankları Şam kırsalında mangal yapıyor. Dürzilere uzanan Güney hattı Akdeniz’e kadar İsrail’in koşu yolu. Şam’dan İsraillilere bir mavzer mermisi dahi gönderilmedi. O mavzer nermisi asla gitmeyecek. Giderse ne Şam kalır ne saray. Eğer bir gün İsrail Şam’dan Yahudilere dönük bir mermiye ihtiyaç duyarsa o mermiyi de Şam’a girmek için MOSAD’ın kendisi atacaktır.
Savaşçı halkım İsrail ile ilgili haberlerin altında savaş naraları atıyor:
“Allahų Ekber!”
“İsrail senin işin bitti.”
“İsrail’i haritadan silmeye geliyoruz.”
Biraz sakin olun yurttaşlarım. Yahudiler kendisine yol vermeyen Fravun Mısır’ına kan kusturdu. Nil’e kan akıttı. Fravunlar göçüp gitti.
Roma İmparatorluğu Yahudilere bir bulaştı; toz duman olup dağıldı. Bir Yahudi Vaazı olan İsa’yı çarmıha germekle ayvayı tam yedi. Roma İsa’nın vaazlarını kendi dini yapmakla da bunlardan yakasını kurtaramadı.
Hitlerin yanık hikayesini biliyorsunuz. Yahudileri yer yüzünden sileyim derken kendisi silindi.
Yani bu dünyada Türk olarak yapılacak en ahmakça davranış; Yahudilerle, daha doğrusu İsrail ile karşı karşıya gelmek olacaktır. Yahudilik ve İsrail; İsrail’den ibaret değildir. Yahudiler dünya sermayesini, silahını ve basın olanaklarını çoğunlukla ellerinde bulunduruyorlar. Yahudiler Trump’ı bile kendi tetikçisi haline getirdi. Amerika İsrail’e güç yetiremiyor, çoğu zaman yalvarmak zorunda kalıyor.
Hatırlarsanız Süleyman Soylu: “400 bin şehit verip, İsrail’i haritadan sileceğiz,” demişti. Savaş yanlısı bir yurttaşımız da:
“Biz 30 milyon kişiyi askere alabiliyoruz. İsrail’de bu rakam 3 milyon.”
Sanırım bu kişi daha Mercidabık meydan muhaberesinden çıkamamış. Bu 30 milyon kişiden teki İsrail’e ulaşamaz. Yol uzun, teknoloji zayıf, Orta Doğu’da gökler İsrail’e ait F 35’lerin hakimiyetinde.
Yahudilrer, ikibin yıldan fazladır varlık ve yokluk sınırlarında yaşamış travmatik ve dramatik bir kavim. Göç, sürgün ve ölüm… ve kendisine yönelik ölümcül birtehdit karşısında nükleer silah kullanacak kadar gözü kara. Nükleer silahlara da sahipler.
Yahudiler yani İsrail ile it dalaşı bir yere kadar olur.
Soru şu: “Yarın ne olacağı belli olmayan ve İsrail’e bir mavzer mermisi atma cesareti olmayan elin Arabı El Şara için İsrail ile savaşı göze almaya gerek var mı?
Değer mi?
Sen sınırındaki milyonlarca Kürdün bağ, bahçe ve hanesinin üzerinden tank ve topla zıplayıp İsrail’in burnunun dibindeki El Şara’ya mermi yetiştirmeye çalışıyorsun. İsrail, Dürzileri desteklemek bahanesiyle Güney Suriye’yi kendine mekan eyledi.
Senin ülkende sınırdaki 3 milyon Kürdün ne kadar düşman, ne kadar hain, ne kadar ortadan kaldırılması gerektiğine dair siyasi demeçler verilip, televizyon yorumları yapılıyor. İsrail askerleri Dürziler aracılığıyla Suriye plajlarında keyif çatıyor. Sen, 25 milyon Kürd vatandaşının Suriye’deki 3 milyon akrabası arasına beton bloklar yerleştirmişsın. İsrail sendeki bu yaman çelişkiyi gördü ve meydan okudu:
“Suriye’de Türk varlığına izin vermeyeceiğiz!”
Ayrıca İsrail’in bu tehdidine de gerek yok. Sınırındzki Kürdleri ne olacağı belirsiz Şam’ın yetimi yapmakla İsrail karşısında Suriye’yi çoktan kaybetmişsin. O gün bir arkadaş bildirmişti. Bazı yazılarım Amerika’da İngilizceye çevrilip çeşitli kurumlarda değerledirmeye alınıyormuş. Yazılarım parasız pulsuz. Sudan ucuz. Türkiye yönetimi benim düşüncelerimi yasaklıyor. Ülkemizde hiç mi akıllı ve derin düşüncelere sahip yöneticiler olmayacak? Onlardan biriyle tartışmak isterdim. Ama vebadan kaçar gibi kaçıyorlar benden. Gerçekle yüzleşmek onlara çok ağır geliyor. Aslında kapılarını çalan gerçekle yūzleşme cesaretleri bile yok. Kürdler, kendi dillerinde okuyup yazarsa ülke bölünür diyenlerin çoğunlukta olduğu bir ülke.
Kendi vatandaşının dilini takıntı yapmış bu kafanın İsrail karşısında ne hūkmü olabilir ki?