Aktüel Yorum

MİT’in ömrü Kürtler ve solcular

İki askeri uçak havada patladı. MİT, Kürtlerle uğraşmaktan başka işlere zaman ayıramıyor. MİT’in uzman olduğu iki konu var: Türkiye sol örgütleri ve Kürtler. MİT’in ömrü Kürtleri ve solcuları takip etmek, öldürmek ve ajanlaştırma çabalarıyla geçti.

Kasım ayında Azerbaycan, önceki günde Ankara’da iki askeri uçak havada parçalandı. Azerbaycan’da havada patlayan C 130 kargo uçağı 20 Türk ordu mensubunu taşıyordu ve askeri sevkiyatlar için ideal bir uçak tipiydi. Dört motorlu bu uçaklar aynı zamanda helikopter gibi pervanelere sahipti. Yani az düzlük olan her yere inebilir bu uçaklar. Arıza sırasında da istediğin düzlüğe helikopter gibi indirebilirsin.

Bu uçak, içindeki 20 ordu mensubuyla birlikte havada patladı. Bir uçak iki nedenle havada patlar. İç ve dış etkenlerle. Iç etken ne olabilir ki? Bunlar zaten askeri Malzeme sekiyatında kullanılan sağlam uçaklar. Ona göre yapılmış. Bu durumda uçağa ya önceden bomba yerleştirildi veya bir roket vurdu.

Her neyse, MİT şu anda PKK’lilerin terk ettiği sığınak ve maģaraları mühürlediği için uçakların düşmesine zaman ayıramayacak kadar meşgul. PKK silahlarının envanterini çıkarıyor. Bir gün yazımın altına bir ırkçı şöyle bir not düşmüştü:

“PKK yetmez, İran’daki PJAK militinları da silah bırakacak. Ayakkabı numaralarını biliyoruz.”

Kürtlerin ayakkabı numaralarını
biliyorsun, ama askeri uçakların havada neden mısır gibi patlıyor bilmiyorsun. Tavuk altındaki ördek yavrusu gibi şaşkın bir şekilde gökyüzüne bakıyorsun.

Libya ordusunun komuta kademesi Türkiye’ye geldi ve geri dönemedi. Halkı arıza diye oyalıyorlar, uçak havada patlamış ve un ufak parçaları çok geniş bir alana yayılmış.

MİT’in bu durumla ilgili doğru bilgilere sahip olduğunu düşünmüyorum, çünkü MİT mesaisinin çoğunu Kūrtleri ve solcuları takip etmekle geçirir. Ülkede sana rahat yüzü göstermedikleri gibi, ülke dışına sürer, orada da peşine düşerler. Bu nedenle Türkiye yabancılar için bir suç cennetidir.

Anerika’da CIA’nın ülke içi operasyon yetkisi yoktur. Ülke içi işler FBi’ya aittir. CiA Amerikan çıkarları için tamamen dış odaklı çalışır.

O gün bir CİA filmi izliyordum. Teşkilatın İngiltere sorumlusuyla sıradan bir CİA ajanı arasında şöyle bir konuşma geçti ve çok şaşırdım. Şef şöyle diyordu:

“Şu anda dünyanın herhangi bir yerinde, bir çatı katında, yoksul ve pejmurde kılıklı bir adam belki de önümüzdeki yūzyılın düşünce sistemini kökten etkileyecek bir felsefe kaleme alıyordur. İşte bizim işlerimizden biri de, öyle bir filozof veya bilim adamını önceden tespit etmek ve onu ikna edip Amerika’ya götürmektir.”

CİA’nîn Amerika için, MİT’ın Türkiye için yaptıklarını bir zahmet kıyaslayın. CİA, İkinci Dünya savaşından sonra ne kadar Alman bilim ve düşünce insanı varsa Amerika’ya taşıdı. MİT ise kuruluşundan beri vatandaşı olan ne kadar düşünce insanı varsa takibe aldı, tutukladı, sürgüne zorladı veya öldürdü. Türkiye’nin en iyi yazarlarından biri olan Sabahattin Ali’yi MİT Bulgaristan sınırına götürüp beynini parçaladı.

Başkalarının istihbarat örgütleri ülkelerine değer aktarır, bizim ülkemizin istihbarat teşkilatı ülkeden değer ve düşünce kaçırtır. Amerikan buluşu sosyal medyadan sağa sola “heyttt ulan!” diye nara atan milliyetçiler MİT Ile CIA’nın farkını anlayabildiler mi acaba? Onların da Kürtlere küfür etmekten bu tür şeyleri anlamaya vakitleri yoktur. Ayrıca onlar sorgulamayı sevmez, devlet arıza demişse arızadır.

İsrail gazeteleri bir kaç gündür Türkiye’nin Şam civarında kurmayı düşündüğü veya kurduğu radar sistemini ulusal bir tehdit olarak tartışıyor ve vurulacağını söylüyor.

Gerekçe şu: Bu radar sistemi vuracağımız İran’a yönelik hava operasyonlarımızı engelliyor diyorlar. Çünkü İsrail savaş uçakları Suriye, dolayısıyla Şam üzerinde manevra yapıp İran’a yöneliyor. Türkiye Kobane veya Kamışlo’da İsrail askeri ve radar üslerini kabul eder mi? Etmez, sorun çıkarır. Fakat Türkiye gidip İsrail’in kıçının dibine askeri üs kurup, radar takıyor ve “heyttt ulan kimse bana karışamaz diyor!”

Sınırdaki 800 kilometrelik Kürtlerin ūstünden zıplayıp, Şam’a gidiyor, orada İsrail’in geleneksel düşmanlarıyla İsrail’e karşı kucak kucağa poz veriyor ve bir de oradan 30 milyon Kürt vatandaşının Suriye’deki kardeşlerini tehdit ediyorsun. Ve bunun yanlış bir dış politika olduğunu rapor eden tek bir MIT mensubu yok.

Çünkü düşünen insanları, tartışan insanları, zeki insanları yemiş bitirmişsin. Geriye salla başını, al maaşını keresteciler kalmış. Türklerin hızlı bir şekilde kendi içindeki ve sınırdaki Kürtlerle ilişkilerini düzeltmesi gerekiyor, yoksa Türklerin ulusal geleceği ciddi bir şekilde tehlike altındadır diyorum.

Hatta şunu da söyleyeyim, Türkiye acil olarak Kendi ve sınırdaki Kürtlerle dost olmaz ve iç problemleriyle kalmaya devam ederse havada patlayan iki uçak örneğinde olduğu gibi, Türkiye yöneticileri gelecekte İstanbul Ankara arası uçmaktan korkar hale gelebilirler. İstiyorlarsa bu konuda, Avrupa’da, bir Kürt derneğinde MİT ve dışişleri mensuplarına geleceğin dünya düzeni ve Orta Doğusu hakkına brifing verebilirim. Türkiye bir adım önündeki tehlikeleri Kürt düşmanlığı yüzünden göremez hale geldi. Tek tip düşünme tarzının sefaletidir bu.

Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu