Sağlık koşulları yüzünden site aktualize edilmeyebilir. Kusura Bakmayın  

Aktüel Yorum

MİNİK BİR DÜŞ KIRINTISI(*)

MİNİK BİR DÜŞ KIRINTISI(*)

İşçinin günlüğü (1)

 

Şiirleri hırçın bir deniz gibi

Dalga dalga taşıyarak sırtında

Yüreğimin kıyısına vurup duran

Düşünceye aşığım

 

Aşığım

Düşüncelerin dönüştüğü eyleme

Sevgiliye sunulan tomurcuk güle

Emeğe, direnişe

Üzerimize ışıl ışıl çiseleyen

Ve karanlığı kuşkanadı gibi yarıp geçen güneşe

 

Dudaklarından taşan imkânsız gülüşlere

Minik bir düş kırıntısına-zulamda gülüşünden saklı tuttuğum-

Düşlerimizle düşe kalka girdiğimiz kavgaya

Kavgada namlusu soğumayan umuda

Gülüşen bir çift göze

Ve sevda yüklü tek bir söze aşığım

 

Aşığım

Yorgun bir işçinin alın terine

Ve olanca ağırlığıyla ve öyle mavi ve öyle mavi

Gözlerinde yıkılıp kalan uçsuz bucaksız hüzne

Ve hep yorgun/ ve hep yoksul/ ve hep uykusuz

Ve hep mutluluğa geç kalan sabahlarına ülkemin

İşgale uğrayan soframıza/ lime lime yağmalanan aşklara

Kömür karası sevdalara -bir göçükte sıkışıp kalan-

Ve ganimete kurban giden sevinçlere, örselenmiş düşlere

Sıcak bir dost merhabasına

Ve 1 Mayıs’ta vurulup düşenlere

 

Aşığım

Ezilen halkların, yoksulların

Ve işçilerin ellerinde doğacak olan

O güzel güne

Güneşe…

 

Aşığım

Sokaklarında güler adım koşacağımız

Ve bir gün mutlaka

Ama bir gün mutlaka

Aşkı ve yaşamı özgür kılacak olan

Sonsuz düşlerimize…

 

Aşığım

İlle de sana sevgilim ille de sana…

 

Ağustos 1988 Ayancık/Sinop

Savaş Karaduman

 

(*) 1988 Temmuz ayında Samsun PTT’ye mahkûm kadrosundan tek başvuru yapan ben olduğumdan sınavsız, sorgusuz doğrudan arazide çalıştırılmak üzere muvakkat (geçici) işçi olarak işe alındım. İlk iş yerim olan Sinop’un Ayancık ilçesinde kaldığım şantiyede “işçinin günlüğü” başlıklı defterime akşamları uzandığım yerden yazdığım ve 28 yıldır kaçak dolaşan şiirlerimi birkaç gün önce ele geçirdim. Uzunca bir sevinç, kavuşma ve sarmaş dolaş olma halinden sonra şiiri sağından solundan biraz çekiştirmek ve kısa bir sorgulamadan geçirmek istedim… Ve “Minik Bir Düş Kırıntısı” başlıklı bu şiir  “Ben 28 yıl önceki senim. Bana dokunma” diye diretince 28 yıl önceki bana, duygularıma ve şiire hiç dokunmadan ve ama o dönem ve sonrasında yazdığım ve ne kadarsa o kadar şiir olan yüzlerce karalamayı neden kaldırıp attığıma ve neden kaybolmalarına izin verdiğime hayıflanarak ve kendime acımasızca sitem ederek şiiri olduğu gibi korumaya aldım…

 

Eylül 2016

Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu