
Türkiye sınır dışı etti, Almanya sorguladı
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) 15 Ekim’de Ankara’da gerçekleştireceği kongreye katılmak için Türkiye’ye giden enternasyonalist gençler İstanbul ve Amed’de Kürt kurumlarını ziyaret etti. Urfa’da 12 Ekim’de Türk devletinin Rojava’ya dönük saldırılarına ilişkin yapılan açıklamaya katıladıkları sırada darp edilerek 3 gün göz altına alınarak sınır dışı edilen gençlerin Avrupa Heyeti 14 Ekim akşamı ülkeleri Almanya, Fransa ve İtalya’ya döndü.
Hamburg havaalanında aileleri, dostları ve vatandaşlar tarafından karşılanan delegeler, pankart ve sloganlarla dayanışmalarını dile getirdi. Alman delegeler havaalanından ayrılmadan önce gözaltına alındı ve varışlarının hemen ardından federal polis tarafından sorguya çekildiler.
Fiziksel şiddet gördük
Gençler ifade işlemleri sonrası Hamburg havaalanında yaptıkları açıklamada, Almanya’da da Türk devletinin sorgulamalarına yakın bir sorgulamaya maruz kaldıklarını belirterek, “Türkiye’de göz altına alındığımız sırada şiddete maruz kaldık ve tercüman hakkımızı kullanamadık. Gözaltında sadece taciz ve psikolojik şiddet görmedik. Fiziksel şiddet gördük ve erkek arkadaşlarımız çıplak bir şekilde dövüldü” dedi.
Türk devleti muhalif sesler istemiyor
Tutuklanmalarının güncel siyasi gelişmelerden bağımsız olmadığını söyleyen gençler, “Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye ve Güney Kurdistan’a yönelik uluslararası hukuka aykırı saldırılarına karşı çıktığımız bu duruma maruz kaldık. Türk devletinin amacı demokrasi ve insan onuru için çıkan tüm sesleri bastırmak” diye belirtti.
Alman devletin sorumluluğu nerede?
Gençler, Kürt sorununu yerinde gözlemlemek için orada olduklarını belirterek, oradaki insanların ne tür keyfi muamelelere maruz kaldığını bire bir deneyimlediklerini söyledi.
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Alman mevkidaşı Annalena Baerbock’un 14 Ekim’de Kahire’de yaptığı görüşmeyi hatırlatan gençler, “Baerbock’un yıllarca MİT’in başı olan ve işkencelerden, baskın ve tutuklamalardan sorumlu olan Hakan Fidan ile görüştüğünü gördüğümüzde kendimize sorduk: Dayanışma nerede? Alman devletinin sorumluluğu nerede?” diye belirtti.
Dayanışma çağrısı
Gençler son olarak, “Alman toplumunda demokratik değerlere ve basın özgürlüğüne inanan tüm insanları, gazetecileri, Federal Meclis üyelerini net bir duruş sergileyerek, Kürt halkına yönelik saldırılarına karşı çıkmalı” çağrısı yaparak, Türkiye’de ki izlenimlerini ve yaşadıklarını geniş bir raporla açıklayacaklarını söyledi.
