Aktüel Yorum

Tarih Affetmez!

Niyetleri belli, iç savaşa hazırlanmak, tüm uygulamaları ülkeyi dinci gerici bir kuşatmaya alarak, eğitimle işe koyulduktan sonra, tarikat ve cemaatler eliyle, dinci vakıflarla milli eğitimi ortaklaştırarak, görevler vererek şeri yasalara dayalı bir toplumsal alt yapıyı hazırlamaya giriştiler. Bunu Diyanet fetvalarıyla meşrulaştırma, sosyal yaşamda olağanlaştırma çalışmalarına yoğunlaşırken, toplumun sosyalist, komünist, ilerici, aydın, yurtsever, cumhuriyetçi ve ulusalcı kesimlerin toplumsal sokak gösteri ve tepkilerini önleme, hatta gerektiğinde terör eylemleri kapsamına alarak son çıkarılan 696 sayılı KHK’nin 121. maddesinde dayanarak, kendine bağlı paramiliter güçlerle, yaptıkları herşeyi, (öldürme, yaralama, yakma, yıkma, kamuya ait olsun, yada özel vb)sorumluluktan ve cezai yaptırımdan muaf tutarak ve suç işleyenlere devlet “korkmayın, işleyin arkanızda ben varım” diyerek gelecekte AKPRTE iktidarına karşı çıkan muhalefete yönelik terörist yaftasını yapıştırarak, öldürme, katliamlar, linçler gibi iç savaşıda kapsayacak bir sürecin önü açılıyor… Evet artık bu KHK’ye dayanarak AKPRTE’ye biat etmiş HÖH yada Osmanlı Ocakları adlı paramiliter güçlerin cezadan muaf tutulacak ve AKPRTE dinci faşist iktidara muhalif olan herkesi potansiyel “TERÖRİST” göstererek ortadan kaldırma yetkisi veriyor. Bakmayın sadece 15 Temmuz Fetöcü darbe girişiminde darbeyi önlemede yardımcı olan sivilleri (cüppeli takkeli tipler, Erleri boğazlayanlar)cezadan muafiyet demelerine, bu da sorunlu ama önü açık bir ifade, gelecekte olacak darbe yada hükümete karşı eylemlere yardım edecekleri de kapsıyor. Son dönemler ‘kafasına sıkmadan tutun, ayaklarından sallandırmaya’ varıncaya kadar açıktan canlı TV programlarında hedef gösteren tiplerin önü resmen açılmış oldu.

Gezi Direnişi’nde eli palalıları hatırlayın, Ali İsmail Korkmaz’ı sopayla öldürenleri hatırla, şimdi bu kararnameyle bu tiplere adam dövme, öldürme yetkisi veriliyor.

Yani bu maddeye dayanarak bir AKPRTE sempatizanı muhalif birini öldürse ve ‘AKPRTE’ye hakaret etti, teröristti vurdum’ dese ceza yemeyecek.

Seçimleri düşünün, seçimlerde sandıkları teröristlerden koruma bahanesiyle seçim bölgesinin bunlar tarafından kuşatılıp takip etmek isteyeni, yada oy kullanma veya sayım anında itiraz edenleri terörist diyerek vurabilecekler.

696 nolu KHK ile artık hiç kimsenin can güvenliği kalmamıştır. Muhalif medyaya baskılardan son KHK ile Tek tip elbise dayatması toplumsal gerilimi tırmandırma amaçlı bilinçli bir hamledir. Bu açıktan İÇ SAVAŞ tehditidir. Bununla içerde yada dışarda farketmiyor, sokak eylemlerine silahlı paramiliter güçlerce müdahale etme yetkisiyle, yaralama, öldürme yada gasp etme yakma ve yıkımlara karşısında ceza muafiyeti(cezasızlık) verilerek toplumsal linç ve katliamların önü açılmaktadır.

Çok tehlikeli bir sürece girildi, AKPRTE iktidarı her koşulda herşeyi göze alarak ırzına geçtikleri ‘sözde demokratik’ yollardan dahi iktidarı vermeyeceğininde sinyalini vermiş oldu. Yani tüm hilelere, şantaja rağmen seçimleri kaybederse HÖH türü, SADAT beslemeli paramiliter güçlerini sokağa dökerek; kaos ortamı yaratarak, iç savaşıda göze alarak, kanlı bir hesaplaşmaya dayanarak iktidarını korumayı düşündüğünü gösteren çok tehlikeli bir adımdır. Bunun provasını Gezide çok sınırlı ve gizli ama 15-16 Temmuz FETÖCÜ tezgah, Darbe kokan günlerinde açıktan dinci, gerici IŞİDVARİ tipleri sokağa dökerek yaptılar, boğazlar kesildi, gencecik suçsuz harbiyeli yada erler linç edildi.

Artık ceza muafiyeti de getirildiğine göre bu cüppeli, sarıklı, sakallı OrtaÇağ kaçkınlarının cinayetleri önünde hiç bir engel kalmadı.

Karşımızdaki dinci Faşist diktatörlük KAN dökmeden gitmeyeceğini bu KHK ile ilan etmiş durumda.

MARAŞ Katliamının yıl dönümünde geçmişte yaptıkları canilik gelecekte yapacaklarının göstergesidir. Tüm ilerici güçler karşımızdaki karanlığın yapacağı zulmün ayırdına vararak; bu günden yarına hazırlıklarını yapmalıdır.

Çıkarılan tüm Kanun Hükmünde Kararnameler, içerik olarak:

Sermayenin daha iyi semirmesi,

Dinci gericiliğin toplumsal dokuyu ele geçirmesi,

Dinci AKPRTE iktidarına karşı olan muhalefeti sindirme,

Dinci gericiliğin iktidarı kaybetme riskine karşı paramiliter güçlere cezasızlık bağlamında muhalefete iç savaş tehditti,

Yargının tamamen ele geçirilmesi,

Meclisin devre dışı bırakılarak;

Tek adamın iki dudağı arasına sıkıştırılmış Dinci Faşist bir DİKTATÖRLÜĞÜN dayatılması için KHK çıkarılıyor.

Faşizm karşısında direniş meşru bir haktır. Direnişi örgütlemek ise sosyalist, komünist, yurtsever ve ilerici güçlerin temel görevidir. Karşımızdaki güçleri tanıyoruz, Türkü, Kürdü ile bu toprakların tüm ezilen emekçi güçleri tek yumruk olmalıyız, karanlığın nasıl bir insanlıktan çıkma hali olduğunu biliyoruz, buna göre hazırlanmalıyız, bu görev ve sorumluluktan kaçanı tarih affetmez!

25122017

Ramazan Öncel

 

Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu