Aktüel Yorum

Eskisi Gibi Olmayacak da Yeni Ne olacak?

Kürüsel KoronaVirüs salgını (Pandemi) sonrası hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı tespitlerinde sağdan yada soldan olsun her çevrenin ortaklaştığı bir tespit yapılıyor. Salgının çapı etkisi düşünüldüğünde tespit doğru ama gelecek yenin ne olacağı öngörüsü ise net değil.
Eskisi gibi olmayacaksa Korona sonrası evrensel anlamda nasıl bir dünya, yerelde nasıl bir Türkiye olacak sorularına yanıtlar aramalıyız. Bunun için yerelde ve evrenselde üretim güçleriyle üretim ilişkilerine aynayı tutmada yarar var. 17. 18. Yüzyılda Deniz aşırı sömürgelerden yoğun meta transferi feodal duvarların yıkılması meta ihracının beslediği  19. Yüzyılda buhar gücünün devreye girmesi, ardından elektrik gücüyle makinalaşma yani sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan yeni üretim güçleriyle uyumlu yeni üretim ilişkileri, tasfiye edilen feodal sistem sonrası sermaye sınıfı ile özgürleşen köylülerin kentleri doldurarak fabrikalarda iş gücü olarak yer alması proletaryanın doğuşu, kapitalist sistemin ulus devlet formunda kendini ifade ederek ortaya çıkması, ulusal sınırların yükselmesi belli aşamaya gelen sermaye birikiminin ulus sınırlarını zorlayarak yıkması, sermaye ihracının başlaması sistemin evrenselleşmesi. Sistemin temeli emek sömrüsüne dayalı Marksın dünya tarihini sınıf mücadeleleri tarihi olarak  formüle ettiği biçimiyle işçinin yarattığı emeğin bir kısmına> artı değere el koyarak kendini var eden bir kapitalist sistem ortaya çıktı. Mali sermaye ile birleşen sanayi sermayesi meta ihracından sonra emperyalist karekterini ortaya çıkaran sermaye ihracı, sermaye ihracından sanayi taşıma, yazılım ve yapay zeka, bilişim teknolojilerinin gelişimiyle üretici güçlerdeki sıçramalara uyum sağlamada zorlanmaya başlayan eski üretim ilişkilerini sürdürülemezliği krizin çözülemeyecek ötelenemeyecek boyuta gelmesi,  Çıkışından günümüze krizlerini ötelerken bu  süreçlerde ise sermayenin acımasız saldırlarına karşı işçi devrimleri ve karşı devrimlerle  günümüze kadar geldi. Fransız Komünü ve Rus Ekim devrimi, Çin,  Küba, Vietnam deneyimleri,  sınıfsız sömürüsüz yeni bir dünya kurulabileceğinin somut örnekleri olarak bu süreçte karşımıza çıktı.
Yani Korona öncesi üretim güçleriyle çatışma halinde olan ayak bağı durumuna gelmiş eski üretim ilişkileriyle sürdürülemez bir kapitalist emperyalist dünya ve bu dünyanın Avrasya ve Anglo-Sakson ayaklarda sürtünmeler, ısınmalar, güç kavgaları başladığı bir dönemde çöküşün içinde debelenirken Tesadüf bu ya(!) KoronaVirüs denilen bir salgınla karşı karşıya kaldı dünya…
Daha önceki yazılarımda da vurguladım, ister doğal olarak ortaya çıksın isterse laboratuvar ortamında geliştirilsin, yani ister pandemi olsun ister biyolojik silah bizi ilgilendiren yanı bu salgının Kapitalist emperyalist ülke iktidarlarının bir biyolojik silah gibi kullandığını gösteren sınıfsal bir bakış açısıyla yönetilen bir Virüs salgını olduğudur. Öyle eşit falan da davranmayan, tam tersine Zengini değil fakiri öldüren, daha batırarak söyleyeyim, salgını yöneten kapitalist emperyalist güçlerin sisteme yük olan:
kronik hasta, yaşlı fakiri öldürmesi için,
işçinin haklarını kısması için,
işçi ve emekçilerin kanı canı pahasına elde ettiği kazanımlarını çalmak için,
ölümü göstererek sıtmaya razı eder bir anlayışla, salgın bahanesiyle demokratik haklarını, hareket alanlarını askeri, polisiye önlemlerle sınırlandıracak,
ama yönetenlerinde yetkilerini artırarak bir silah olarak kullanılanacağının işaretlerini veriyor.
Buna meydan vermemek için,
Mevcut durum değerlendirmesi yapmak gerekiyor.
Salgın sonrası yeni dünyayı da tıpkı  sınıf mücadeleleri belirleyecek. 19. Ve 20. Yüzyıl felsefi siyasi tartışmalarla işçi emekçilerin örgütlülük, yerel ve evrenselde öncü parti enternasyonel ile günümüzdeki işçi sınıfının sermaye karşısındaki, bilinç ve örgütlülük düzeyi öncü sınıf partisi ve enternasyonel komünist hareketin durumu karşılaştırıldığında durumun çok da parlak olmadığının altını çizmede yarar var. Yer yer sisteme karşı toplumsal başkaldırılar olsa da, örgütsüzlüğün, öncü partinin ve komünist enternasyonelin yokluğu bu hareketlerin saman alevi gibi sönmesine yol açıyor.
Kendi yerelimizde durumun daha da iç karartıcı olduğunu görmeden geleceğe yönelik mavi boncuk dağıtmanın bir karşılığının olmadığı görülmeli. Ülkemizdeki KARANLIK burjuva ahlaki geleneğinden de yoksun, serbest piyasayı Ortaçağ üst yapısı mantığıyla yürüten, çıkardığı af görünümlü yasayla da kendini gösteren parmakla işaret ettiğini içeri parmakla işaret ettiklerini dışarı çıkaran,  kişiselleşmiş yargı  dinci, kinci ucube bir iktidar var karşımızda. Hırsıza hırsız, tecavüz edene tecavüzcü diyen FETO borsasını yazan BARIŞLARI, gazetecileri içerde tutup, katilleri, mafya bozuntuları, rüşvetçi, hırsız sapıkları bırakan bir KARANLIK  var karşımızda. Kendi insanına bir maskeyi dağıtmayı organize edemeyecek kadar beceriksiz, salgına karşı önlem paketleri, işçiyi açlığa mahkum ederken ama işverenlere bol keseden destek paketi eşliğinde işten çıkarmayı salgınla sarmalayarak sınıfın önüne koyan salgını göstermelik önlemlerle örtülü “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞNII” uygulayarak toplumu  maniple eden  bir KARANLIK var karşımızda.
Salgının bize gösterdiği karşımızdaki sistemin her alanda gayri insaniliği ve çözüm üretemeyeceğinin açığa çıkması sıradan insanlar için bile görünür hale gelmesi, bunda Sosyalist Kübanın ayna tutması rolü önemli.
Karşımızda bu kan emici sistem toplumsal devrimleri tetikleyecek, nitel sıçramalara yol açacak, üretim güçlerinin gelişimini dizginleyerek, denetimi altına alarak, yani disipline edilmiş üretim ilişkileriyle toplumu raptı zapt altına alacak akıllı araçlar olarak kullanacak, daha da açarsak; gelişen teknolojiyi yani yazılım ve yapay zekayı bu sömürü sistemine karşı direnecek sınıfa karşı kullanacağının belirtileri bu salgında daha da belirginleşti diyebiliriz. Sanal dünyada zaten bunu uzunca bir dönemdir yapıyor.  İnsanların kullandığı bu yapay zeka araçlarıyla kimin nerde, ne yaptığını kontrol edecek; istediğini kendisine karşı tehlikeli gördüğü anda otomatik emirle donatılmış robotik dron türü akıllı devriye gezen yapay zeka robotik silahlarla yolda, tarlada yada evde imha edebilecek komplo teorilerine taş çıkaracak sürece doğru gideceğe benziyor. KoronaVirüs salgını gerekçesiyle deneyler şu anda hastayı kontrol anlamında, kimin yaşayacağı, kimin öleceği anlamında kullanılmaya başlandı bile.
Örneğin: hastasın evden çıkmaman gerekiyor, ama sıkılıp dışarı çıkıyorsun, çıktığın an ‘eve dön, acil uyarı eve dön’ çağrısıyla uyarılıyorsun, Çin ve bazı ülkelerde uygulanmaya başladı. Yani insanlık bu kapitalist emperyalist KARANLIĞI aşamazsa karşımızdaki bu sömürgenler cennetlerinden öyle kolay kolay vaz geçmeyecekler.
İnsanlığın binlerce yıllık birikimin ürünü olan günümüzdeki bilim ve bilişim teknolojisi önlemini alamaz isek bu kapitalist emperyalistler tarafından başkaldıran işçi ve emekçilere karşı kullanılacaktır. Karşımızda insani hiç bir özellik taşımayan, tersine insanı ve doğayı kendi kar hırsı için yok etmede bir mahsur görmeyen, ahlaksızlığın timsali bir sistem var. Bu öyle bir sistem ki, başta ABD, İngiltere olmak üzere, İtalya’sından İspanya, Fransa, Almanya en son bizim LİBOŞ çevrenin övgüler dizdiği “Sosyal devlet’ anlayışının timsali İSVEÇ de gönderdiği talimatla belli yaştakilere tedavi yapılmamasını ölüme terk edilmesini hastahanelere gönderdiği bir yazıyla isteyebiliyor. İnsanlığın karşısında bu kadar alçalan asalak sistem var ve artık bundan tek kurtuluş yolu insanlığın binlerce yıllık tarihi birikimiyle ortaya çıkan bilim ve bilişim teknolojisi silahını ortaya çıkan üretimin yeni güçlerini de devreye sokarak kapitalist üretim ilişkilerini yok edecek bir güçlü silaha dönüştürecek yerelde de evrenselde örgütlü bir güce dönüştürecek sınıf bilinçli öncü gücü yaratmak, önümüzü açan bize hala yol gösteren Düşünür filozof ve eylem adamları Marks, Engels, Lenin, Maolar var;  onların aydınlattığı yoldan giderek, tekrar sınıfı ayağa kaldırarak bu sömürüye son verecek sosyalist bir dünyayı kurmak kendi ellerimizde.
Tüm dünya ülkelerindeki kendine sosyalist yada komünist desin yerelde merkezine sınıf mücadelesini koyan ve kapitalist emperyalist sistemi yıkmak için mücadelede varım diyenlerin ortaklaşacağı, evrenselde de dünya işçi sınıfının öncü gücü enternasyoneli yeniden ayağa kaldırmak için bir araya gelmeliler. Bu aciliyet yerelden evrensele yakıcı bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Sosyalizmi kuramaz isek,
BARBARLIKTAN barbarlık beğeneceğimiz bir dünyaya uyanacağız!
17042020
Ramazan Öncel

Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu