
KADINLAR EV DE NE İŞ YAPAR Kİ ?
Bir 8 Mart Anısı; Babam bir gün anmeme “gel birlikte gezmeye gidelim” dedi.
Annem; “evde bir sürü işim var, seninle nasıl geleyim ama gelde anlat.” Babam; “ne kadar abartıyorsun, senin bütün işlerin bir saatte yapılır” dedi.
Bizim köyümüzün üst tarafı, derelerinde suların aktığı, yeşilin her tonunu barındıran, çam, meşe ve birçok bitki ile kaplı, bir ormanlık alan vardı. Babam da, evde olduğunda, bu ormanlık alandaki serin suların aktığı derelerde gezip, dolaşmayı çok seviyordu.
Seviyordu sevmesine de, annemin de, yanında gitmesini istiyordu. Oysa annemin gezmeden önce yapması gereken bir yığın işi vardı. Sekiz çocuk, bir inek, bir eşşek, tavuklar, yemek, çamaşır, evin temizliği hepsi annemi bekliyordu.
Bu kadar işin içinden, gezmeye nasıl gideceğini babama anlatmaya çalışıyordu. Ama babam ısrarla “onlarda iş mi, siz kadınlar sabahtan akşama kadar uğraşıyorsunuz.” Annem; “sabahtan akşama kadar koşturuyorum ve akşam bir de senin ayaklarını yıkıyorum” diyerek kızdı. Babam; “O işler ne ki, ben bir saatte hepsini yaparım diye cevap verdi.” Annem; “bir saat mi?” diyerek, bu kadar çabasının görünmediğini, hafife alındığını duyunca, iyice kızdı.
Kadın olmak zor iş. Kendi kendine düşünen annem, babamın yanına giderek “gel bir anlaşma yapalım” dedi. Babam “neymiş bu anlaşma” diye sordu? Annem; “hani sen benim, gün boyu boş durduğumu söylüyorsun ya, gel bir günlük rollerimizi değiştirelim. anlaşırsak, seninle gezmeye gelirim” dedi. “Yarın evdeki işleri sen yapacaksın. Bitirsen seninle gezmeye gelirim.” Babam hiç düşünmeden kabul etti.
Sabah oldu. Babam kalkıp biz çocuklara kahvaltı hazırladı. Çamaşır, bulaşık, temizlik derken öğle oldu. Tekrar öğlen yemeği, bulaşık temizlik, hayvanların sulanması, yemlenmesi, ahırın temizlenmesi süpürülmesi, bu arada köy çeşmesinden kovalar ile su getirilmesi, ki bu işlerin bazılarını da, ineğin sağılması gibi, amcalarımın eşlerine yaptırmasına rağmen, bir türlü işler bitmedi.
Tabii annem de arada bir ,Hasan “hadi işleri bitir de, artık gezmeye gidelim” diyordu. Babam için, için kızmaktaydı artık. Ama bir kere anlaşma yaptığı için de, durumu kurtarmaya çalışıyordu. Anlaşma gereği, ancak işler biterse gezmeye didilecekti. Artık akşam üzeriydi. Babam artık bugün gezmenin olamayacağını anlamıştı. Çünkü bu seferde akşam yemeği ve hazırlıkları zamanıydı. Daha bir yığın iş beklemektedir. Akşam yemeği, yatakları hazırlamak, gibi. Eskide yer yatağı yapıldığı için, akşam yataklar serilir, sabah toplanırdı. 8 çocuk için, bu her gün tekrarlanan bir iştir.
Ayrıca daha inek sağılacak, akşam yemlenecek. Eşşek bağlanacak v.s. Yani akşam da yapılacak bir çok iş var. Artık öyle yorulmuştu ki, tam bitti diyerek oturacakken, annem “daha bitmedi” dedi. Babam şaşırdı. Bütün yaptığı işleri saydı, daha ne kaldı dedi. Annem gülerek, paçasını sıvadı. “Hele git biraz sıcak su getir, şu ayaklarımı da yıka. Ben de seninkini yıkıyordum” dedi. Babam şaşırıp kaldı.
Anneme, ben ettim sen etme diyerek özür diledi . O günden sonra, babam anneme her zaman yardımcı oldu. İşleri beraber bitirip, boş zamanlarında da beraber gezerlerdi. Babam bu olayı, gittiği her yerde anlatırdı.
Kadınları hafife almayın derdi. Babamı çok erken kaybettik. Nur içinde yatsın. Işıklar yoldaşı olsun.
(Bu anımı hiç unutmuyorum. Kadınların hak mücadelesinin günü olan, 8 martta bu anımı sizler ile paylaşmak istedim )
YILDIZ KÖYLÜCE
