
AK Parti eski Milletvekili Orhan Miroğlu:
“Halep’te operasyonlar olurken Diyarbakır’da gerçekleşen bu yürüyüşü ve bütün dünyada Kürtler’i harakete geçiren gösteri ve eylemleri hatırlamadan Suriye’yi anlamak ve yorumlamak mümkün değildir ve mümkün olmayacak.
Suriye, Suriye’den ibaret değildir, Türk- Kürt ve Arap ilişikilerinin tarihsel gidişatını değiştirecek öneme haiz dinamikler ve alametler bu ülkede beliriyor dedik ve hiç bir etnik kin ve öfke barındırmayan fikirlerimizi paylaştık.
Şimdi kendileri doğrulanmış da biz yanılmışız gibi algı yaratanlar var.
Şara’nın yayınladığı kararnameden çok değil, daha iki gün önce tutuklanmamı isteyen Neo- İttihatçı İslamcılar yoruma davet ediyorlar beni.
Pekala yoruma başlayalım öyleyse.
“Kürt anasını görmesin” söylemini, “Kurtlar Vadisinin” raconu, dili ve uslubuyla tedavüle sokanlar, bir tek defa bile Kürtler’in hak hukukundan söz etmeyenler, Şam’da sanki İslam Birliği kuruluyormuş gibi herkesi cenge – cihada davet edenler, Türkiye’yi her sabah gıyabında Suriye’de savaş içine sokup çıkaranlar, Enfal suresini Müslüman Kürtler’e hatırlatanlar, her paylaşımımızın altına “Tutuklanmalıdır” diye ihbar metinleri döşeyenler, Kürdistan Eyaleti’nin yirmi yıl Mardin temsilcisi olan Mir Muhammed’in torunu olan beni, ve birçok kıymetli şahsiyeti ‘cripto Kürtçü’ diye suçlayanlar İttihatçı projelerinin çöktüğünün farkına varmak yerine, utanmadan bizi Şara’nın Kararnamesini yorumlamaya davet ediyorlar!
O kararname de, Mazlum Abdi’nin stratejik kararı da elbette çok konuşulacak ve yorumlanacaktır.
O kararname ve Mazlum Abdi’nin aldığı kararı, sadece Suriye’de değil, bütün bir coğrafyayı kana bulayacak bir savaş dalgasını durdurması bakımından elbette hayra yoracağız ve Suriye’de iki liderin Şara ve Abdi’nin geçiş dönemi Suriye’si için attıkları önemli iki karar olduğunu anlamada hiç zorlanmayacağız!
Tarafların bu aşamada müzakereye ve diyaloga daha fazla ihtiyacı olduğunu savunacak ve Suriye’de muhatapsız bir barışın mümkün olmadığını söylemeye devam edeceğiz.
Mazlum Abdi’nin ifade ettiği gibi ‘bazı dostların ve arabulucuların’ girişimlerinin de tarihe bir kayıt olarak geçtiğinin farkında olacağız.
Ama malum zevata dair tarihin tuttuğu kaydın da kolay kolay silinmeyeceğini biliyoruz.
Siz Türkiye’yi ve devleti, çözüm sürecini de, Suriye Kürtleri’ni de tarihe gömmeye davet ettiniz!
Sizin fikirlerinize ve tekliflerinize uygun düşecek tek kelime var :
‘Süpürme harekatı!’
Evet bu iki kelimeden ibaret cümlelerle ifade ettiniz kendinizi ve ister Arap, ister Kürt, ister Türk milliyeti ne olursa olsun vicdan sahibi hiç bir müslüman sizi hiç unutmayacak!
AK Parti’nin binbir emek ve zamanında gösterilen basiretle Kürt halkıyla kurduğu köprülerin saç ayaklarına ve çözüm sürecine ateş edip durdunuz.
Bizler Türkiye’nin Suriye’deki rolü ve misyonu güçlensin ortak tarihdaşlığımızın mirasından faydalanmamızın zamanıdır, derken, siz yüzyıllara dair bu mirası Amerikalı Zbigniew Brzezinski’nin imalatından başka bir şey olmayan bir El Kaide geleneğinin ve mirasının ve iki yıl sonra esamesi okunmayacak Trump’ın oyun alanlarının içine hapsettiniz!
Öyle bir etnik- hınç ve öfke dalgası yaydınız ki, AK Parti’de temsil arayan muhafazakar Kürtler’e bile birkaç istisna dışında, susmaktan başka çare bırakmadınız!
Kemalizmle yolunu ayıran Kürtler’e, kemalizmi İslami formlarda sunmanın boş bir çaba olduğunu anlamanız mümkün olacak mı bilemiyorum!
Ama hiç bir katkınız olmayan Suriye’deki gelişmelerin size yeni bir travma yaşatacağından eminim!
Çünkü sizin Şara yönetimine Kürtlerle savaşmaktan başka çare olmadığını tavsiye edip durmaktan başka bir teklifiniz olmadığını çok iyi biliyoruz!
Üstünüz kazındı ve ırkçılığınız ifşa oldu, hiç değilse bundan sonra susunuz ve Türk- Kürt – Arap ilişkilerine daha fazla zarar vermeyiniz!
