
İran’da Olanları İyi Okumak!
İran’da halkın sokaklara dökülmesiyle isyana dönüşen gösteriler ve dinci Molla iktidarının sarsılması, acımasızca bastırmaya çalışması, onlarca ölü ve yüzlerce yaralının olması olayın boyutunun büyüklüğünü gösteriyor.
Her ne kadar hayat pahalılığı, yolsuzluk ve rüşveti protesto olarak başlasa da, bu isyan can alıcı önemdedir, hedefin gerici Molla iktidarı olduğu kuşku götürmez. 38 yıllık bir karanlığın baskıladığı, tarihsel olarak bölgenin en zengin, kültürel, siyasal ve ekonomik birikimine sahip ve bilinç altında yeryüzünün en büyük imparatorluklarından birini kurmuş bir zenginliğin taşıyıcısı olan bir halkın bu karanlığa karşı ayağa kalkmasından doğal birşey olamaz.
İran Molla rejimi karanlığına karşı ayağa kalkmış, buram buram emek, eşitlik, laiklik ve özgürlük kokan aydınlığı zor kullanarak bastırdığını sandığı ama halkın yer yer ayaklanmaların sürdüğü ortamda bu kez eskisi kadar rahat yönetemeyeceğini söylersek yanlış olmaz.
Burada üzerinde önemle durmamız gereken nokta, komşumuzdaki gericiliğe karşı ayağa kalkmış olan İran halkına ikirciksiz, amasız fakatsız destek vermektir.’ ABD ne demiş, isyancıları desteklemiş, emperyalistlerin işiymiş bıdı bıdı…’ Elbette dünyanın neresinde olursa olsun emperyalist kapitalist sistem içinde yer alan ülkeler, güçler, toplumsal olayları etkilemeye, kendi çıkarlarına göre kullanmaya, yanlarına çekmeye çalışacak. ABD’nin de AB ülkelerinin de yaptığı bu. Ama biz biliyoruz ki İran’da karanlık ve bir o kadar da azgın sömürü sistemine bağlı gerici bir MOLLA iktidarı var. Buna karşı emekten yana, aynı zamanda aydınlıktan yana ve laisizmi içselleştiren, geniş çevreleri de içine alan Molla iktidarını aşağı indirmek için ortaklaşan başkaldırı var. ABD benzeri emperyal oyunlara çekmeye çalışanlarda olacak, önemli olanın bunun bilincinde olmak ve anti emperyalist bir çerçeveye oturtarak mücadeleyi sürdürmeleri konusunda destek sunmaktır.
1979 yılından bu yana kademeli olarak karanlığı dayattı Molla iktidarı. Bugün Türkiye’de olanlara benzer süreçlerden geçti. Amerikancı Şah’a karşı komünist partiden (Tudeh) tutun Halkın Mücahitlerine kadar solun önemli kesimi Mollaların sahte özgürlük, demokrasi vaadlerine kandılar, desteklediler. Hani bizde de ‘İleri Demokrasi’ ‘Yetmez ama EVET’ teraneleriyle desteklendiği gibi, barışı da demokrasiyi de AKPRTE’nin getireceğine inanıp bazı Kürt ve Türk sol çevrelerden İMAMIN KAYIĞINA binen az olmadı… Ama bu gün gelinen noktada dinci AKPRTE iktidarına karşı mücadelede ortaklaşma ve ortak mücadele olanakları düne göre daha belirgin bu olumlu bir gelişme. İşte bugün İran’da olanlar aslında bizde geçmişte İran’da yaşananlara çok benziyor. Benzerlik de doğal, aynı coğrafyanın ve aynı kültürün iç içe geçip etkilediği, tarihsel rekabete dayalı, imparatorluklar içinde yan yana tarihimizin en eski sulhunun yapıldığı(Kasr-ı Şirin anlaşması), en eski sınırlara sahip, siyasi iktisadi ve kültürel anlamda sıkı ilişkileri olan halklarız. Bir birimizden etkilenmemiz bir birimize benzememiz de doğal. Doğal olmayan emperyalizmin bölgemize müdahaleleri, doğal olmayan, din, mezhep ve ırkları kaşıyarak bölge halklarını bir birine kırdırarak, emperyalizmin kuklası molla, imam,Emir Kral bozuntularını iktidara taşıyarak bölgenin kadim halklarını iliklerine kadar, yer yer kanla gözyaşıyla alın terlerine el koyarak boğmasıdır.
Normali ise ezilen halkların ortaklaşacacağı anti emperyalist bir mücadeleyi her ülke, yerelden evrensele taşıyacak bir çıkışı başlatmasıdır. İran´daki başarı Türkiye ve bölge halklarını etkiler. Türkiye’deki başarı İran´ı, Suriye’yi yani bölge halklarını etkiler.
İran´da olanlar bizim için ders niteliğindedir, bizim İran´laşmamamız için önümüzde hala bir şans var. Bu şans artık devleti tamamen ele geçirmiş olan tek adamda kişileşmiş sermeyenin has adamı bir karanlık iktidar var ve zaman gittikçe tükeniyor, aydınlıktan yana olan güçlerin kaybedecek fazla zamanı yok.
Dincilerin temel özelliği iktidara geldikleri zaman kolay kolay gitmezler, iktidarda kalmak için başta din olmak üzere her türlü, hileye, şantaja, akla gelmeyecek kumpas ve oyunlara baş vururlar. Bunları zaten şu anda ülkemizde yaşıyoruz, aynısını İran halkları yaşadı, yaşıyor ve başkaldırılarla uyanış da başlıyor.
Onlar da ilk iktidara geldiklerinde, kimsenin giyimine karışmayacaklarını, demokrasi ve özgürlükten yana olduklarını vaaz ettiler, ta ki tüm iktidarı ordusuyla, iç güvenliğiyle (devrim muhafızları) bürokrasisiyle ele geçirene kadar, sonrası hepinizin malumu, başta komünistler olmak üzere tüm muhalefet vinçlerin ucunda idam edilerek bastırıldı.
İran Molla rejimini iyi okumadan Türkiye’de olanları ve daha olacakları tam olarak kavrayamazsınız…
