Sağlık koşulları yüzünden site aktualize edilmeyebilir. Kusura Bakmayın  

Aktüel Yorum

YOKSUN Gidenlerin ardından

YOKSUN

Gidenlerin ardından

 

Yoksun

Ama ben;

Her çiçekte seni kokluyorum

Doğduğun, ağladığın

Kucağıma aldığım ilk gün gibisin

Ne de güzel kokuyorsun öyle

Kokun yüreğime dokunuyor

Haberin olsun…

 

Yoksun

Ama ben;

Bir çiçeği okşar gibi

Yapraklarını öpüp öpüp koklar gibi

Ve ilk kez

Dudaklarımla bir ateşe dokunur gibi

Yana yakıla

Gözlerinden öpüyorum senin

Parmak uçlarımda ateş tanrısı

İçimde dayanılmaz bir sızı

Ellerim ellerine dokunuyor

Saçlarını okşuyorum

Alev alev yangına dönüşüyor rengin

Düştüğü yeri yakıp yıkan yokluğun

Ve kırık bir saat gibi

Gözlerime takılıp kalan yüzün

Ve buza kesmiş tenin

Avuçlarımı yakıyor usulca

Haberin olsun…

 

Yoksun

Ama ben…

Şimdi nasıl

Nasıl anlatsam seni?

Dağlara, taşlara, dipsiz kuyulara…

Nasıl duyursam?

Sağırlaşmış yüreklere yokluğunun sesini…

Ağlamanın sınırına o kadar da yakın duruyor ki gözlerim

Her söz içime düşen bir çığ

Bir çığlık

Ve bir felaket anı sanki

Vurulduğun dağlar başıma yıkılmış da

Altında bir ben kalmışım gibi

Üstüme varmayın

İki gözüm iki çeşme ağlarım şimdi…

İşin kötüsü

Hiçbir kelimeye de sığdıramam ki ben seni

Sen ey! Gelincik çiçeğim benim

Seviyorum seni

Haberin olsun…

 

Yoksun

Ama ben;

Ay ışığına karışan yüzünü okşuyorum her gece

Haberin olsun…

 

(24 Mayıs 2017)

Savaş Karaduman

 

 

Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu