
Hava Kazaları, Dron Düşüşleri ve Diplomatik Sessizlikler
Bir Güç Mücadelesinin İzleri mi?
Bir bakarsınız, askerî uçak düşmüş.
Bir başka sabah, yangın söndürme uçağı yolda kalmış.
Arkasından bir dost ülkenin heyeti göğe yükselmiş, ama yere dönememiş.
Dronlar desen, her semtte ayrı bir “düşüş” haberi.
Ve diplomatik sahnede mikrofonların sustuğu bir an…
Soruyorum: Tesadüf mü bütün bunlar?C-130’un Sessiz Çöküşü
Gürcistan semalarında kaybolan Türk Hava Kuvvetleri’ne ait C-130, sadece bir uçak değildi; o, Türkiye’nin bölgedeki varlığını taşıyordu.
Resmî açıklama “teknik arıza” diyor.
Ama kimse sormuyor: Bu kadar bakımlı, bu kadar kritik bir uçak nasıl olur da birden bire “arıza” verir?
Pilot hatası demek kolay, ama bazen hata gökte değil, yerde başlar.
Karadeniz’in Sessiz Fırtınası
Karadeniz yine dalgalı… Bu kez dalgaları rüzgâr değil, söylentiler kabartıyor.
Sosyal medya “Türk gemisi vuruldu” diye çalkalanıyor, ama resmi makamlar “eski görüntüler, dezenformasyon” diyor.
Kimin dediği doğru, kim susuyor, kim gizliyor; orası hâlâ sisli.
Ama bir gerçek var: Karadeniz artık sadece balıkçıların değil, füzelerin, dronların ve çıkar hesaplarının yüzdüğü bir deniz.
Ukrayna ile Rusya’nın arasındaki savaşın suları Türkiye kıyılarına kadar vuruyor.
Her gemi, artık sadece yük değil, risk taşıyor.
Resmî raporlar “güvenlik kontrolü altında” dese de, o denizin altında biriken sessizlik tehlikeli.
Çünkü deniz bazen konuşmaz; ama sustuğunda bile anlatır.
Yangın Söndürme Uçağı: Ateşle Gelen Sessizlik
Bir yangın uçağı, Hırvatistan dönüşü denize düşüyor.
“Bir kahraman pilot daha şehit.”
Ormanları kurtarmaya giderken, kendi canını kurtaramayan bir Türk pilot…
Resmî rapor yine aynı: “Teknik nedenler.”
Ne hikmetse, bu coğrafyada “teknik neden” denilen şey, bazen politik bir kelimenin yerine geçer.
Libya Heyeti ve Ankara’nın Sustuğu An
Libya Genelkurmay Başkanı Ankara’da, görüşmeler tamam, el sıkışmalar yapıldı.
Dönüşte, jet kalkıyor… 27 dakika sonra Haymana semalarında bir ışık çizgisi.
Sonra sessizlik.
Kaza mı, yoksa bir mesaj mı?
Kaza raporları yazılır, ama o raporlar çoğu zaman siyaset dilinde okunur.
Dostlukların, ittifakların ve petrol haritalarının üstünden geçerken bazen motor değil, dengeler ısınır.
Beş Drone ve Beş Soru
Bir haftada beş drone düşüyor.
Kime ait olduğu belli değil.
Biri sınırda, biri ovada, biri şehir yakınında.
Her biri ayrı bir ülkenin kartviziti gibi.
Gökyüzü artık özgür değil; gözetleniyor, yoklanıyor, ölçülüyor.
Ve biz hâlâ “hava durumu” raporlarını izliyoruz.
Şam’da Susturulan Mikrofon
Şam’da yapılan basın toplantısında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan konuşurken mikrofon kesiliyor.
Kamera kapanıyor, toplantı bitiriliyor.
İletişimin çağında sessizlik bazen en yüksek mesajdır.
Kim susturdu, neden susturdu?
Sahi, bazen en çok susanlar en çok şey anlatmaz mı?
Gökyüzü Dolu, Cevaplar Eksik
Bir ay içinde yaşanan tüm bu olayları “tesadüf” diye geçiştirmek isteyen çok.
Ama bu kadar “tesadüf” bir araya gelince, artık bir “tablo” çıkar ortaya.
Ve o tabloya dikkatli bakanlar, gökyüzünde sadece bulut görmez.
Kimi siyaset, kimi güç, kimi mesaj okur.
Ben sadece şunu biliyorum:
Bir ülkenin gökyüzü bu kadar hareketliyse, yeryüzü çoktan karışmıştır.