
Kandil’den tarihe düşen an
Silahların yakılmasının da “siyasi bir eylem” olduğunu söyledi Besê Hozat.
Besê Hozat 2012 yılında yapılan röportajda sorulara verdiği cevaplarda, daha çocuk yaşlarda, Dersîm’de mağaralarda, soykırımın izleri olan insan kemiklerini gördüğünü;
Gerilla olduktan sonra Kandil dağlarındaki Raperin (Diriliş) bölgesinde, başkaldıranların mezar taşlarıyla buluştuğunu söylemişti.
Silahların yakılması eyleminde, giysileri törene katılan diğer 29 yoldaşından ayrı olan Besê Hozat, bu yakma törenine “siyasi bir hareketin temsilcisi… KCK Eşbaşkanı görevini taşıyarak” katıldığının altını çizdi.
On beş kadın, on beş erkek. Sıralamaya bakarsak: İki kadın, sonra dokuz erkek, daha sonrasında bir kadın ve onu takiben altı erkek, en son olarak da 12 kadın bu tarihi eylemin yürüyüşçüleriydiler. Bu sıralamının tesadüf olmadığı, ilk öngörüm.
Silah yakma eylemine katılan ilk şahsiyet, KCK Eşbaşkanı Besê Hozat, ikincisi bir kadın gerillaydı.
İki kadın: Metafiziğe dayalı numerolojik bilginin Almancasında, iki rakamı: “Deneyimlerden öğrenerek ruhsal büyüme, özgür irade ve erkek-dişi enerjiler arasındaki denge ile ilgilidir”.
İki kadının akabinde silahları yakılacak konteynere koyan 9 erkek oldu.
Numerolojide 9 sayısı aynı zamanda “aslanın enerjisini temsil eder; önemli olan bir güçle başa çıkmayı öğrenmek ve kendinize ve sezgilerinize güvenme” olarak anlam bulur.
Dokuz erkeği takiben bir kadın gerillayı gözlemledim. 1 rakamı numerolojiye göre “güçlü irade, güç, cesaret, kişisel sorumluluk ama aynı zamanda acımasızlık ve özverili eylem”dir.
Takiben 6 erkek gerilla sayıyorum. 6 sayısı, “tutkuyu, özeni ve enerjiyi” temsil eder.
Ve son olarak silahlarını konteynere yerleştiren 12 kadın.
12 sayısı, “genellikle bütünlüğü, düzeni ve döngüyü temsil eder ve uyum ve kozmik bağlantılarla ilişkilendirilir”. Besê Hozat’ın doğduğu Hozat’ı anımsadığımda, bölge halkının inancına sığınarak, 12 İmamları hatırladım. Besê’nin ateist olduğundan yola çıksam da, Hz. İsa’nın 12 havarisi olduğunu da buraya not etmek isterim.
Silah Yakmak!
Birinci notum:
Silahlarımızı teslim etmeyiz. Silahlarımıza kendimiz dokunur, yakar, onların kaderini biz tayin ederiz.
Geriye külleri kalır!
Başkaları sadece o külllere dokunabilirler. Eğer bu küllerle oynarlarsa?
Buraya gelindiğinde ikinci notum:
Mitolojide ateşten yaratılmış özel bir varlığın adıdır Anka Kuşu. Yunan mitolojisinde, kendi küllerinden yanarak yeniden doğma yeteneğine sahip bir kuştur. Bu nedenle yenilenmenin ve yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilir.
Üçüncü notum:
Kontrolden çıktığında ateş, yıkıcı, ilkel bir güç, ama doğru kullanıldığında sıcaklık, ışık, yaşam, güç ve ilham kaynağı da olabilir.
Besê Hozat’ın başlangıç olarak, temsilen ve sembolik olarak katıldığı silah yakma eylemi, biz Kürdistan topraklarında, insan öldürülmesine son veriyoruz olarak algılanmalıdır.
Bu eylemin gerçekleştirildiği yer, muhtemelen Mehmudê Berzencî ve sonrasındaki Kürt direnişçilerinin sadece İngiliz emperyalizmine değil, aynı zamanda Irak, Türkiye ve İran sömürgeciliğine karşı karargah olarak kullandıkları, tarihi direnme mevzileridirler.
Başûrê Kürdistan’daki Raperin bölgesindeki Canese Mağarası’nın, gelecekte direniş müzesi olarak tarihe geçme şansına sahip adreslerden biri olacağından şüphe duymuyorum.
Silah yakma eylemine katılan en genç gerilla “Bijî Stêrk Diyarbakır- Şinda OYUNLU”dur (Diyarbakır-Lice 2004).
Besê Hozat, Şinda doğmadan yirmi yıl önce (1994) dağlara yaslandı.
Tesadüf bu ya, 16 yaşında, örgüte katılan ve 30 yılı aşkın gerillalık yapan Besê Hozat ile 5 yıl önce, yine 16 yaşındayken gerillaya katılan Şinda, birlikte silah yaktılar ve kızarmış Kaleşnikof namlusuna bakarak, bir yerde, yeni bir çıkış için, geçmişe nokta koydular.
Zor bir eylem.
Defalarca baştan sona izledim.
Besê Hozat dik durdu. Vakur yüz hatlarında, bu ağır yükün sorumluluğunu taşıyan tarihi bilinçle donanmış kararlılığı, temkinliliği ve yaşam devam ediyoru okudum.
Silahlarını “özgür iradeleriyle imha edenler”, yeni yaşamı nasıl inşa edeceklerini biliyorlar, merdivenleri de öylece çıktılar, bu siyasi eylemle ilgili son notum oldu.