Aktüel Yorum

ISSIZ ADA

Issız bir adaya düşsek birlikte

“Yanımıza üç şey almasak”

Kimse bizi kurtarmaya gelmese “modern” dünyadan

Sıfırdan başlasak her şeye

İnsan olmaya soyunsak mesela yeni baştan

Kavgasız, tasasız bir hayat kursak

Su çıkarsak kazıyarak bir kuyudan

Ateşi yeniden bulsak

Ne var ne yok elde avuçta

Bulup buluşturduğumuz

Suydu, ekmekti, sözdü

Ellerimizdi- birbiriyle tutuşan-

Aşktı-dudaklarımızı soluk soluğa birbirine karıştıran-

Bakışlarımızdı-dalıp dalıp gittiğimiz-

Gülüşümüzdü-dudaklarımızda serpilip gelişen-

Öylece hesap kitap tutmadan

Paylaşsak “yârin yanağından gayrı” her bir şeyi birlikte…

 

Yasaklar olmasa

Yasak bir meyve yüzünden adadan kovulmasak mesela

Bir dağın ardından doğuşunu seyretsek her gün

Ya da bir denizin koynunda usulca kaybolup gidişini güneşin

Ve sırtüstü uzanıp bakışsak geceleri yıldızlarla göz göze

Günahlar, ayıplar mani olmasa

Utanmasak

Sarılsak çırılçıplak

İçimizi yakan ateşi sönmese aşkın- durup dururken-

Deli divane sevişmeyi öğrensek yeni baştan mesela…

 

Başka adaların rengini, sesini

Ya da sessizlini öylece kabul etsek

İşgale kalkışmasak

Savaşmasak mesela

Savaşmanın utancını ağır bir yük gibi taşımasak içimizde

 “savaş ve barış” romanları hiç yazılmasa

Açlık, yokluk, yoksulluk ve savaş

Ve ölümlerle inşa edilen

“modern” dünyaya karşı

Ebediyen ilkel kalsak…

 

(Ocak 2018)

Savaş Karaduman

 

Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu