
AURORA’dan top atışı
Birinci dünya savaşı Rusya’ya büyük sefaletler getirir. Halk, ordu, işçiler ve köylüler yerel şuralar oluşturur (şuraların Rusça ismi ‘sovyetler’). Ülkeyi savaşa sürükleyen Çar ve sistemine karşı Şubat devrimi gerçekleşir. Rusya Sosyal Demokrat Partisi 1905 kongresinde çoğunluklar (Bolşevikler) ve azınlıklar (Menşevikler) şeklinde iki akıma bölünür. Menşevikler yeni burjuva hükümetini desteklerken, Bolşevikler hükümetten ana sorun olan barış, ekmek ve toprak talebind ebulunur. Sol liberal devrim hükümeti ulusalcı düşüceleri ile günün ihtiyaçlarına radikal yanıt vermez. Bolşevikler bu burjuva devrimi hükümetlerine katılmaz, yerel şuralar (sovyetler) içinde örgütlenmeyi, mücadeleyi seçer ve ‘BARIŞ, EKMEK, TOPRAK’ talepleri ile halkın ihtiyaçlarına yanıt verir. Lenin önderliğinde Bolşevikler halkın güvenini kazanır ve tek umut haline gelirler. Ağustos 1917’de ilk bir ayaklanma kanlı bir sekilde bastırılır. Nisan ayında sürgünden başşehir olan Petrograd’a dönen Lenin ve arkadaşları yeniden Finlandiya’ya ülke dışına çıkmak zorunda kalır, ancak özellikle Petrograd ve Moskova sovyetlerinde çoğunluk ve güç dengeleri Bolşeviklere geçer. Halk hükümete olan güvenini tamamen yittirir. Lenin’in bu geri çekilişi artık devrimin zamanı geldiğinin sinyalidir ve süreç devrimin planlanması ile değerlendirilir. 20. Ekim’de Lenin Rusya Sosyal Demokrat Partisi (Bolşevik) Merkez Komitesi kararı neticesinde Petrograd’a geri döner.
İlerleyen Alman ordularına, açlık ve sefaletine karşı çaresiz hükümete karsi ‘derhal barış’ talebi ile ayaklanma çağrıları yapılır. Ülke çapında şuralar (sovyetler) toplanır. Sıkışmış hükümet milliyetçi ordu generalleri ile işbirliğine gider, konumunu kurtarmak için gerekirse düşman ile işbirliği yapıp olası ayaklanmaları kanlı bir şekilde bastırma niyetini taşır. Bir ordu kolunu batı cephesinden Petrograda çağrır. Lenin partiyi devrimin başlatılmasına, derhal barış ilanına ve hemen toprak reformuna gidilip, köylüye dağıtılması konusunda ikna eder. Örneğin Volga bölge sovyeti toplantısında şu kararı alır:
‘Erki elinde tutan karşıdevrimciler ülkeyi bir içsavaşa sürüklemektedirler. Gerekirse tüm gücümüzü kullanarak erki ele geçirmek gerekir’. Hem partide, hemde yerel şuralarda (sovyetlerde) yaşanan bu kararlılık gelecek günleri belirler ve her tarafa yayılır. Önde gelen Bolşevikler Sibiryadan batı Rusya’ya kadar yerel şuralara (sovyetlere) konuşmacı olarak katılır.
Hükümetin orduyu kullanarak içsavaş hazırlıkları ortalığı iyice gerer. Harp okulundan, garnizonlardan askerler Petrograda çağrılır, olası bir ayaklanmayı bastırmaya hazır hale getirilir, önemli kamu binaları ve sokaklar denetim altına alınır, yığınsal gösteriler yasaklanır.
4 Kasım günü yayınlanan bir gazete durumu şöyle aktarır:
‘Şehir harp okulu subay talebeleri ile dolu, önemli noktalara toplar ve makinalı silahlar yerleştirildi. Acil şekilde halktan rezervler askere çağrılıp birlikler oluşturulmkatadır. Petrograd’ı kozak tugayları çembere almış durumdadır.’ Buna rağmen hükümet çaresiz durumdadır. 30. Ekim’de Savaş Bakanı (bugünün diliyle ‘Savunma Bakanı’) olası ayaklanmayı bastıracak güce sahip olmadıklarını açıklar ve istifa eder. Batılı ülkelerde siyasetciler ülkelerini askeri müdahaleye, Rus hükümetine yardıma çağrır. Rusya Amerikan elçisi ülkesinin İsveç ve Finlandiya üzerinde üç dört tugay göndererek hükümete yardıma yetişmesini ister.
6. Kasım 1917’de Petrograd’da hava oldukca gerilimli. Hükümet cepheye telegramlar gönderir ve ordunun yardıma gelmesini ister. Petrograd’a tüm giriş çıkışlar devrimcilerin denetiminde, kimin şehre girip çıktığı onlar tarafından kontrol edilir, sadece devrimci olduğunu açıklayan askeri birlikler şehre alınır. Parti Merkez Komitesi ve Askeri Devrim Komitesi Petrograd’ın Smolny semtinde Lenin ise gizli kaldığı yerle konspiratif (gizli) kurierlerle iletisimi sağlarlar. Lenin o gün üç mektupla iletişimde bulunur ve derhal halkın yönetimi ele geçirmesini ister. Bir mektubunda şöyle yazar: ‘… bu akşam veya bu gece işi haletmek lazım. Yarına kalırsa, birçok şeyi, belkide herşey kaybetmiş olunacak. Tarih, bugün zaferi elde etme imkanına sahip olan devrimcileri (ki, kesinlikle kazanacaklar) gecikirlerse, afetmeyecek.’
Akşam saat 20 ve 22 arası işçi ve devrimci birlikler başşehrin önemli noktalarını ele geçirirler. Smolny’de 1500 kişiden oluşan bir ‘Kızıl Tugay’ oluşturulur. Lenin’de tanınmayacak kılıfa girer, gizli yerinden ayrılarak saat 23 sıralarında Smolny’e gelir. Bu haber derhal tüm ilçelere ve işyerlerine ulaştırılır, çünkü birçok işçi, devrimci asker, denizci Lenin’in bizzat gelmesini ve devrimci ayaklanmanın başını çekmesini ister. Devrime katılanlardan biri anılarında o anı şöyle anlatır: ‘ … Petrograd’ın birçok köşesinden kızıl birlik yöneticileri, devrimci asker komutanları bizzat Lenin’in bulunduğu Smolny’e koştular ve gerçekten Lenin’in başı çektiğini görmek, bizzat kendisinden talimatlar almak istediler.’
Bu arada ayaklanma yayıliyor. Petrograd’da onbinlerce emekçi ayaklanmış bulunur. İşçiler, askerler, denizciler hükümet binalarını ele geçirir, köprüleri, tren istasyonlarını, elektrik santrallerini, kamu işletmelerini ve komünikasyon dairelerini tutar. Gecenin geç saatinde postahane merkezi ve 7. Kasım sabahı saat 6:30da Merkez Bankası ele geçirilir.
Hükümetin çağırdığı askerler henüz harekete geçemeden devrimciler tarafından silahsızlandırılır, hükümetin müdahale çağrıları boşta kalıır. Kış Sarayı diye bilinen hükümet konağına (Winterpalast) tüm yollar devrici işçi ve askerler tarafından tutulur. Hükümet’e 7. Kasım sabahı telegramla İlçe Ordu Komutanlığı çaresiz durumu bildirir. Telegramda şöyle denir: ‘Emirler yerine getirilmiyor, Harp Okulu subayları ve öğrencileri nöbet yerlerini direniş gösertmeden devrediyor. Kozaklara birçok sefer emir vermiş olmamıza rağmen, kışlalarını terketmiyorlar.’
Akşam 18:00 sıralarında hükümet konağı Kış Sarayı’nın (Winterpalast) ve Petrograd İlçe Komutanlığını kızıl birlikler 20.000 kişiyle çembere alınmasını tamamlar, asker ve denizciler hücüma hazır konuma gelirler.
Saat 21:45’de savaş gemisi ‘AURORA’ havaya bir top atar ve saraya hücum sinyalini verir. Gece saati 2:10’da saray, devrimcilerin eline geçer, hükümet tüm bakanları ile tutuklanır.
Büyük Ekim devrimi hemen hemen kansız, sadece 24 saat süren planlı adımlarla Bolşeviklerin ve özellikle Lenin’in önderliğinde işçi, köylü, asker ve denizcilerin zaferi ile sonuçlanır. İşçi, köylü, asker ve denizciler şuraları Bolşevik Parti önderliğinde dünyanın beşte birini oluşturan Rusya ilk adımıyla hemen ateşkes ilan eder ve Rusyanın birici dünya savaşına katılımına son verir.
Devrim, ulus devleti ve din ötesinde, sömürüsüz, kadın erkek eşitliğine dayanan ilerici, yeni, dayanışmacı, yerel şuralara dayanan toplumsal bir yapı, dünyaya karanlığı, kışı yenen, yeni doğan bir güneşin, newroz coşkusunu, başka bir düzenin mümkün olduğu vizyonu getirir.
Dünyaya Petrograd’dan seslenir: ‘Dünyanın tüm yokuslları birleşiniz, kaznacaksınız’.
Ancak ümit edilen batının önde gelen endüstri toplumlarında sermaye, başta Almanya olmak üzere Kasım 1918’de devrim önderleri olan Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i de ölüdrerek, Almanya’da kurulan yerel işçi ve askeri şuraları kana boğar ve sosyalist devrimi engeller, yeni doğan sosyalist alternatife beyaz ordular örgütleyerek, emperyalist saldırılarda bulunarak o alternatifi Rusyada’da yaşatmaz. Yaşatmaz ama, bir çok kolonyal sömürge halinde elinde tuttuğu halklar kurtuluş savaşları ile kurtulur, Hindistan, Çın Halk Cumhuriyeti, tüm kıtalarda olan sömürgeler kendi kaderlerini belirlerler. 85 milyon üyeli Çin Halk Cumhuriyeti Komünist Partisi geçen hafta geleceği belirlemek üzere kongresini gerçekleştirdi.
Sömürü düzenine, insan köleliğine alternatif toplum vizyonu sömürü sisteminin kabüsü ve emekçi, yoksul insanlığın 100 yıl sonrada vizyonu potansiyeli olmaya devam etmekte.
Mülayim Hüseyin
01.Kasım 2017
Ekim Devriminin
100. Yıl döneminde
Not: Yazı, Alman Komünist Partisi ‘Unsere Zeit’ gazetesinden derlenmiş ve RotFuchs dergisi Ekim sayısından kısaltılmış şekliyle Türkçeye çevrilmiş ve yorumlanmıştır. Kullanımı serbesttir. Copyleft!
