Aktüel Dünya

Akdeniz tipi beslenme karaciğeri yağlanmaktan koruyor

MESUDE ERŞAN - Diken

Akdeniz tipi beslenme, alkol dışı yağlı karaciğer hastalığının gelişimini ve ilerlemesini de azaltıyor. 60 yıldır yapılan çalışmalarla bu diyetin kalp ve damar, diyabet, kanser ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara karşı koruyuculuğu da kanıtlandı.

Alkol dışı karaciğer yağlanması sıklığı her geçen gün artıyor. Şu an en sık görülen karaciğer hastalıkları arasında. Karaciğerdeki yağlanma belirti göstermeden, sessizce ilerleyebiliyor.

Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi’nden gastroentereloji uzmanı Dr. Atilla Bektaş ve Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Uygulamalı Biyoloji Anabilim Dalı’ndan Meltem Ulusoy’un Akdeniz tipi beslenme ve alkol dışı yağlı karaciğer hastalığıyla ilgili derlemesi Dergi Park’taki Troia Med Dergisi’nde yayınlandı.

Alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı Batılı toplumların yüzde 17-46’sını etkiliyor. Bu hastalıkta, organ ağırlığının yüzde 5’ini aşan yağ birikiyor.

Hastalık, bağışıklık sistemi, infeksiyoz veya başka belirlenemeyen faktörlerle ortaya çıkıyor. Diyabet, obezite, hiperlipidemi gibi nedenler, çevresel faktörler ve bazı ilaçlar zemin hazırlıyor. En önemli faktörlerden biriyse insülin direnci. Genellikle obezitenin yanısıra sıklıkla tip 2 diyabet, kanda kolesterol ve trigliserid yüksekliği de eşlik ediyor.

Alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı kronik karaciğer hastalığı, siroz ya da karaciğer kanserine doğru ilerleme riski de taşıdığı için önemli bir sağlık sorunu.

Kültürel miras listesinde

Dr. Bektaş’a göre tedavide diyet ve yaşam tarzı değişikliğinin önemi büyük. Akdeniz diyetinin, sağlıklı ve aynı zamanda sürdürülebilir bir beslenme modeli olduğunu belirten Bektaş, “Diyetin bileşenlerine ulaşabilmenin kolay olduğu avantajlı bir coğrafyada yaşıyoruz. Hastalara Akdeniz diyetinin önerilmesi akılcı bir yaklaşım” dedi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından da örnek bir sürdürülebilir diyet olarak gösterilen Akdeniz tipi beslenme UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesinde de yer alıyor.

Söz konusu derlemede Bektaş ve Ulusoy, Akdeniz tarzı yaşam ya da beslenmenin, alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı gelişimini ve ilerlemesini de azalttığını gösteren çok sayıda çalışmadan söz ediyor. 2022’de yapılan bir meta-analiz sonucunda, alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı tedavisinde Akdeniz diyetinin uygulamasının etkili olabileceği sonucuna varılmış. Toplam 3037 katılımcıyla gerçekleştirilen çalışmaya göre Akdeniz diyetinin kalori kısıtlamasıyla birlikte uygulanmasıyla hastalığın belirtileri azalıyor.

Sosyal hayat ve egzersiz de önemli

Bu diyetin temel bileşenleri şunlar:

  • Yüksek miktarda zeytinyağı, baklagil, tam tahıl, meyve ve sebze, orta ila yüksek miktarda balık, orta düzeyde kümes hayvanı, süt ürünleri; fiziksel ve sosyal aktivite.
  • Genellikle az miktarda et ve tatlı tüketimi içeriyor. Su tüketimi çok önemli. Yemeklerin ayaküstü ve hızlıca atıştırılması yerine, sofrada aile ve dostlarla birlikte yenmesi tavsiye ediliyor.
  • Az miktarda kırmızı şarap tüketimine izin veriliyor.
  • Günlük egzersizler (yürüyüş, bisiklete binme ya da basketbol, voleybol, dans) bu diyetin önemli parçaları.

Hastalığa özgü henüz ilaç yok

Akdeniz diyeti metabolik bozuklukların önlenmesi ve iyileştirilmesinde önemli rol oynuyor. Çünkü düşük-orta glisemik indeksli karbonhidrat içeriyor (özellikle tam tahıl). Yanısıra mikro besin (A, C, D, E ve mineraller), fitokimyasal, omega 3  ve 9,  Omega 9, diyet lifi, prebiyotik, probiyotik açısından zengin.

Batı tipi beslenmedeki doymuş ve trans yağlar, yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar, fruktoz gibi basit şekerler ve hayvansal proteinlerse (kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri) metabolizmayı olumsuz etkiliyor. Karın içi ve tüm bedendeki yağ kütlesini artırıyor. Sonuç olarak alkol dışı karaciğer yağlanmasına zemin hazırlıyor.

Hastalığa özgü kanıta dayalı etkisi gösterilen bir ilaç henüz yok. Ancak oluşumunda önemli rol oynayan düşük dereceli inflamasyon Akdeniz diyetiyle azaltılabiliyor.

Araştırmacılar, diyetin özellikle yüksek genetik risk taşıyanlar için önemli olduğunu söylüyor. Akdeniz diyeti, kilo kaybından bağımsız olarak karaciğer yağı ve insülin hassasiyetinde anlamlı yarar sağlıyor ve bu değişiklikler 12 ay devam ediyor.

Zengin ama sağlıklı besin seçeneği

Türkiye Beslenme Rehberi 2022’de Akdeniz tipi beslenmenin ortak özellikleri şöyle sıralanıyor:

Sebze ve meyveler: Vitamin, mineral, antioksidan ve posa kaynağılar. Ayrıca zeytinyağı ile pişirilerek ya da üzerine zeytinyağı gezdirilerek yararlılığı artırılabilir. Salata gibi çiğ sebzeler de sağlıklı seçeneklerden.

• Tahıllar: Genel olarak karbonhidrattan zengin, yağdan fakirdir, protein içerir, posa, vitamin ve mineral kaynağıdır. Buğday, yulaf, arpa, çavdar, mısır ve pirinç örnekleridir, tam tahıl olarak ve en düşük düzeyde rafine edilmiş şekilde tüketilmeli.

• Zeytin ve zeytinyağı: Kullanılan temel yağ. Hem pişirmede hem de salata vb. için sos olarak kullanılabilir. Tekli doymamış yağlardan zengin, çok az doymuş yağ içeriyor. Sızma zeytinyağı en yararlı olanı.

• Sert kabuklu yemişler, kuru baklagiller ve yağlı tohumlar: Vitamin ve mineralden zengin. Sert kabuklu yemişler ve yağlı tohumlar protein içermenin yanısıra tekli ve çoklu doymamış yağlardan da zengin. Kuru baklagiller (mercimek, kuru fasulye vb.) posanın yanısıra protein de içerir.

• Balık ve deniz ürünleri: Geleneksel Akdeniz tipi beslenmede kırmızı ete tercih edilir. Sağlıklı protein ve elzem omega-3 yağ asitlerini içerir.

• Peynir ve yoğurt: Süt ürünleri, özellikle yoğurt ve peynir orta düzeyde tüketilir.

• Yumurta: Yüksek kalitede protein sağlar. Ayrıca B vitaminleri bulunur.

• Kırmızı et: Kırmızı et hayvansal protein açısından iyi bir kaynak olmasına karşın, kırmızı et ve işlenmiş etler seyrek tüketilir.

• Otlar ve baharatlar: Akdeniz mutfağında sıklıkla kullanılan otlar ve baharatlar, yiyeceklere tat ve aroma vererek tuza olan gereksinimi azaltır.

Beslenme örüntüsü şöyle:

Günde

  • En az beş porsiyon çeşitli renklerde sebze (patates sebze olarak sayılmıyor) ve meyve
  • Bir iki porsiyon tam tahıl
  • Tercihen az yağlı olmak üzere iki porsiyon süt ve ürünleri,
  • Bir iki porsiyon sert kabuklu yemiş

Haftada

  • İki ila dört porsiyon yumurta
  • En az iki porsiyon kuru baklagil
  • En az iki porsiyon balık ve deniz ürünü
  • En az iki porsiyon beyaz et (tavuk, hindi)
  • En fazla iki porsiyon kırmızı et
  • En fazla bir porsiyon işlenmiş et

Yiyeceklere aroma ve tat vermek için tuz yerine daha fazla baharat, soğan ve sarımsak kullanılması, içecek olarak su ve bitki çaylarının tercih edilmesi, düzenli fiziksel aktivite, biyoçeşitlilik ve mevsime uygun beslenme, yerel ve doğa dostu ürünlerin tercih edilmesi önem taşıyor.

Türkiye’de tip 2 diyabet tanısıyla izlenen 5 bine yakın hastayı içeren bir araştırmada hastaların sadece yüzde 10’unun normal kilolu, yüzde 90’ının fazla kilolu (yüzde 31’i fazla kilolu, yüzde 59’u obeziteli birey) olduğu ortaya kondu. Kadınlarda obezite (yüzde 70) erkeklerden (yüzde 43) daha fazla. Obeziteli bireylerde metabolik kontrolün (hipertansiyon, kolesterol düzeyi ve HbA1) daha kötü olduğu belirlendi.

EB / Aktüelsanat

portal için içerik derleyici
Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Reklamı engelleyerek iyi yapmışın, yazıya odaklanmakta fayda var.