Aktüel Bugün

Erdoğan’ın terörist listesi!

John Lubbock

Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan veya AKP hükümetinin diğer üyeleri tarafından terörist olarak yaftalanmak çok da zor değil. Bu şerefe ulaşmak için bir dilekçeyi imzalamanız, protestocu, Kürt veya gazeteci ve hatta enflasyon gibi soyut bir mali güç olmanız yeterli. Son olarak öğrenciler Erdoğan’ın terörizmle suçladığı grup oldu. Burada onun terörist olarak adlandırdığı birilerinin veya bir şeylerin kapsamlı olmayan bir listesi var.

Bu eğilimin Gezi Parkı ile mi başladığı konusunda emin değilim ancak Erdoğan, 2013’te gerçekten önemli ilk protesto hareketiyle karşı karşıya kaldığında, İstanbul’daki Gezi Parkı’nın yıkılıp yerine bir alışveriş merkezi yapılmasını engellemek için parkı işgal edenlerin terörist olduğunu söylediğinde büyük bir başlangıç yapmıştı. Elbetteki bu söylem hiçbir zaman gerçekle tam olarak örtüşmedi, çünkü Gezi’yi protesto edenler kırmızı elbiseli kıza benzeyenler ve Taksim Dayanışma Platformu’ndan Mucella Yapıcı gibi olanlardı. Hayırsever Osman Kavala, Gezi Parkı protestoları nedeniyle “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçundan beraat etmesine rağmen elbette hala cezaevinde.

Reklam

https://lh6.googleusercontent.com/bzV7CP4hlB5rlxS9eROJKyb-SS-Xfj-2Qqebjd7MWuxIdoVRMXxmwplk25cvKbBRFs5ObaUsQlkOhRwS6XAgDSGRZ5YjgyBzNxyjGiYZGNHzDmCsd9wHAlEdPt9YaBJoMoHDW7Hq

Osman Kavala’nın beraat etmesi üzerine İstanbul yakınlarındaki Silivri Cezaevi ve Adliye Kompleksi önünde bulunan Taksim Dayanışma Platformu‘ndan Mücella Yapıcı (Ortada), 18 Şubat 2020 (Fotoğraf Ozan KOSE / AFP)

Reklam

Erdoğan’ın gözünde terörist olmak için Gezi Parkı eylemlerinin bir parçası olmanıza bile gerek yoktu. Sadece onları desteklemen yeterli. 2018’de Anadolu Ajansı, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çarşamba günü yaptığı açıklamada 2013 Gezi Parkı eylemlerini övenlerin PKK ve FETÖ gibi terör gruplarının destekçileri olduğunu” bildirdi.

Bu, Gezi Parkı protestolarında yer alan, konuştuğum birçok Kemalist için kesinlikle haber olacaktır.

Elbette Erdoğan’ın terörist olarak yaftaladıklarının en bariz hedefi Suriye’deki Kürt YPG / J milisleri. İdeolojik olarak grup pek çok ülke tarafından terör örgütü olarak nitelendirilen PKK ile açık bir şekilde bağlantılı ancak Suriye kolu, Kürt güçlerinin sağladığı destek olmadan mağlup edilemeyen IŞİD’e karşı mücadelesinde ABD tarafından destekleniyor. IŞİD 2014’te Kobani’yi ele geçirmeye çalışırken Türkiye bir şey yaptı mı? Türk tankları, sınırın Türkiye tarafından Kobani’yi izledi, ancak müdahale etmedi. Sonunda Türkiye, Iraklı Peşmergelerin Suriyeli yurttaşlarına yardım etmek için Türk topraklarından geçmesine izin verdi. Türkiye, IŞİD’in Şengal’de Yezidileri katletmesini de seyretti. Buna karşın YPG onlara yardım etti. Genel olarak, gerçek teröristlerin kim olduğunu, düşmanlarının onlar hakkında söylediklerinden çok yaptıklarından anlayabiliriz.

Ayrıca 2019’da Hasake’de çekilen bu fotoğrafta olduğu gibi YPG’nin binlerce şüpheli IŞİD teröristini barındıran hapishanelerden sorumlu olduğunu da hatırlamakta fayda var.

https://lh6.googleusercontent.com/13YUqgvkrsrF2VMU0LTjJA-Eqn9ezy9QT6oVsv982IUN4bGyB1kesyZfK3y8yLxHag6jT1HDJtupLj1VW-QnmGoDlmMvE6LDpMKADHyiE_IWHYmLPgda51xrppb0tUWnPGEER_fJ

17 Kasım 2019, Hasake, Suriye: İslam Devleti’nin (İD) üyeleri, YPG tarafından yönetilen bir hapishanede oturuyor ve uyuyor. Fotoğraf: Chris Huby / Le Pictorium Agency, ZUMA aracılığıyla

Bu ‘teröristleri’ sınırdan temizlemek, Türkiye’nin 2018’de Afrin’e ve 2019’da sınır boyunca başka yerlere gerçekleştirdiği müdahalelerin gerekçesiydi. Muhtemelen, Türkiye’nin Suriye’de desteklediği ya da birlikte çalıştığı bazı Suriyeli hükümet karşıtı milisler de terörist olarak tanımlanmalıdır, ki bunlar arasında Türkiye’nin dahi terör örgütü olarak belirlediği Tahrir El Şam da bulunuyor. Herkese terörist diyecekseniz, muhtemelen aynı şeyle suçlanmayacağınızdan emin olmalısınız.

2019’da Türkiye ve Fransa, YPG’nin terörist olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusunda bir NATO zirvesinde tartışırken Macron, Türkiye ile terörizmin tanımı konusunda “fikir birliği olmadığını” söyledi.

Türkiye, dünyadaki en büyük gazeteci hapishanelerinden biri olarak biliniyor. Gazetecileri Koruma Komitesi, 2020’de Çin’den sonra Türkiye tarafından tutuklu 37 gazeteci olduğunu ortaya koydu.

https://lh5.googleusercontent.com/vCGF9B2nFwnboE7NaYkM0C3VDjKiDg_qDL9Z3Ac9wNhJf9h967pxkkJLOn_HYWw2ZDiv95doHt0HGHq5xpI6RBK07ShZXWTGFONwr7fG4OEZFXUhCMF4q22C3zXrU9HAee6-ZDkf

2018’de parmaklıklar ardında 160’tan fazla gazeteci vardı ve bunların çoğu Türk yetkililerin temelsiz terör suçlamalarıyla siyasi muhalifleri hedef almak için gerekçe olarak kullandığı başarısız 2016 darbe girişiminin ardından yapılan tasfiyelerde tutuklandı.

2020’de tutuklanan Mezopotamya Haber Ajansı çalışanı Kürt gazeteciler, Kürt sivillere yönelik insan hakları ihlallerini ifşa ettikleri için sık sık PKK‘ya üye olmakla suçlanıyor.

Devletin muhalif gazetecilere yönelik baskılarına ve amansız eleştirilere rağmen, Erdoğan her zaman hükümetinin yargıladığı tüm gazetecilerin terörist olduğu konusunda ısrar etti ve 2018’deki bir konuşmasında, “Teröristler ve gazeteciler arasında bir ayrım yapmanız gerekiyor. Silah taşırken yakalananlardan, insanları öldürenlerden bahsediyoruz. ”

2016 darbecilerine “bilinçaltı mesajlar” gönderdiği yönündeki gülünç suçlama ile cezaevine gönderilen Ahmet Altan gibi tanınmış gazeteciler olduğu için bu açıkça yanlıştır. Bilinçaltı terörizm şahsen daha önce hiç duyduğum bir suç değil.

https://lh6.googleusercontent.com/UheLZgoBxKj5kQ9pg4MOpr7--TMUBPNrq-2j5EycowLmYTXd5V3Z-0vYnq5-5B4LMaiwL9LL14BdPlqTNzwEDkNVnLUsZirqc1W7WEEVnTuUpTVlq0gvQ7mXQwSxNsyJvLbXHdac

Barış Akademisyenleri dilekçesini imzalayan Türk matematikçi Tuna Altınel, 30 Temmuz 2019’da Balıkesir’deki Kepsut cezaevinden tahliye edildikten sonra. (Fotoğraf: Yasin AKGÜL / AFP)

2016 darbe girişiminin ardından Erdoğan, ‘terörizm’ tanımının terörist grupların destekçilerini de içerecek şekilde genişletilmesi gerektiğini savundu. Türk ordusu ile PKK arasında on yıllardır devam eden çatışmanın 2015 yılında yeniden başlamasının ardından 2016 yılında iki binden fazla kişi, Türkiye’nin Kürt Güneydoğu bölgesinde barış çağrısının yapıldığı bir dilekçeyi imzaladı. Dilekçeyi imzalayan bin 128 akademisyen, “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlandı. Genellikle terörizm, siyasi amaçlarla şiddetin kullanılması olarak tanımlanır, bu nedenle “bir dilekçe imzalamanın” terörle nasıl bağdaştırıldığını anlamak zordur.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenciler ve öğretim görevlileri, çok açık nedenlerden ötürü, AKP‘nin hükümetle bağlantılı bir rektör atayarak kurumu kontrol etme girişimlerinden memnun değiller. Ancak Erdoğan, protestoların arkasında teröristlerin olduğunu iddia ediyor. Bu teröristlerin içinde olduğu bir şey. (Protestolara) katılanlar öğrenci değildi” dedi.

Erdoğan Boğaziçi öğrencilerine ilk kez terörist demiyor. 2018’den önce de bazı öğrenciler Türklerin Afrin işgalini protesto ettiği için terörist olarak adlandırılmıştı. Washington Post o tarihte “Erdoğan her türlü muhalefeti gayri meşru göstermek için kullandığı iftira stratejisinde yaftalama, suçlama ve çerçeveleme stratejisini kullanıyor” diye yazmıştı.

https://lh6.googleusercontent.com/CuBLMgnR_t-Ev8pQY3cw69aCIWaZRVSKSB51TUUD3MViIFNHayHh5d-6QCj7qge1SGAW86__4964ZF0Ti5g9lR45C7DdvBqD5oPtWmiKZ7PqOSbtp8tWujRcsug2xcCaQJ35cjnu

Türk Lirası’nın değeri 2020’de Dolar ve Euro karşısında düştü. Bu terörizm mi? Tabi ki bunu sadece Erdoğan bilir. (REUTERS / Murad Sezer)

Bu daha yanıltıcı bir durum, çünkü Türkiye’nin ekonomik sorunlarından kimin sorumlu olduğunu Cumhurbaşkanı gerçekten bilmiyor. Ancak bildiği bir şey (bunun kesinlikle kendi hatası olmaması dışında) sorumluların teröristler olduğudur. 2019’da destekçilerine “Patlıcan, domates, patates ve salatalık fiyatlarını artırdılar. Terörü yayıyorlar” dedib Tam olarak kim? Faiz oranı lobisi, belki. Ya da başka bir hükümet yanlısı komplo teorisinde söylendiği gibi “başka bir beyin”.

Bu paranoyak fikirlerin her ikisinde de Türkiye’nin ekonomik sıkıntılarının kaynağı olarak dış güçler suçlanıyor ve ne yazık ki hedef olarak da Yahudiler gösteriliyor. “Ünlü Macar Yahudisi George Soros’un … milletleri bölmek ve parçalamakla görevlendirilmiş bir adam olduğuna” inanan Erdoğan onu Gezi Parkı eylemlerini finanse etmekle de suçladı.

Erdoğan 2018’de sosyal medyayı rastgele kullanan sosyal medya hesaplarını ekonomik korkuları körüklemekle suçlayarak “Sosyal medyada ekonomik teröristler var” demişti. Lira’nın değerindeki düşüşün terörizm olduğunu söylüyor. Dolar ve Euro’yu bulunduran Türkler de terörist. Baktığınız her yerde teröristler var.

2017’de İsrail’in “terörist bir devlet” olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şüphesiz dinci destekçilerini çok sevindirdi. Parmakla işaret ettiği İsrail Başbakanı Netanyahu’dan da benzer bir suçlama gelmiş ve “Kendi ülkesindeki Kürt köylüleri bombalayan, gazetecileri hapse atan, İran’a uluslararası yaptırımlarda yardım eden, Gazze’deki teröristlere yardım eden bir liderden ahlak dersleri almaya alışkın değilim” demişti.

Kendi vatandaşlarına yönelik insan hakları ihlalleri nedeniyle bu kadar eleştirilen iki liderin birbirlerini bu şekilde suçlaması tuhaf, ama belki de bu gibi durumlarda taraf tutmak zorunda olmadığınızı hatırlatıyor. Böylesine genişleyen bir tanımla, sonunda sizinle aynı fikirde olmayan herkes bir gün terörist olur ve düşmanlarınız muhtemelen size de aynı suçlamayı yöneltecektir. Türkiye şu anda İsrail ile ilişkilerini iyileştirmeye çalışıyor, bu nedenle muhtemelen her iki ülke de süregelen ticari ekonomik ortaklıkları nedeniyle bu olayı unutacak.

Elbette Erdoğan’ın Kürt yanlısı HDP eski lideri Selahattin Demirtaş’ı terörist olarak nitelendirmesi şaşırtıcı değil. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu gibi diğer muhalif siyasi figürler için de FETÖ’cü olma suçlamasını yöneltti. “Bu kişi [Kılıçdaroğlu] milletimizin ve devletimizin haklarını hiçbir zaman savunmadı. Her zaman huzursuzluk ve bölünmenin peşinde olmuştur. Tüm terör örgütlerini destekledi” dedi.

Duvar’a göre Erdoğan, daha önce barış akademisyeni olduğu için terörle suçlanan dernek başkanı Şebnem Korur Fincancı’ya atıfta bulunarak, hükümetinin Türkiye’nin en üst düzey tıp kurumunun idaresine yönelik eleştirilere “TTB lideri olarak bir teröristi seçtiler” dedi.

Görüyorsunuz, barış isteyen bir dilekçe imzalarsanız, teröristsiniz demektir. O halde Türk hükümetinin Koronavirüsle mücadelede yaptığı hataları eleştirirseniz, terörist olduğunuz için ciddiye alınmayacaksınız. Muhalefet terörist, öğrenciler terörist, doktorlar, avukatlar, faiz oranı terörist, akademisyenler, Kürtler, feministler, gazeteciler vb. Liste uzun ve muhtemelen yukarıda bahsedilmeyen başkaları da var. Muhtemelen AKP yanlısı medyanın terörist olarak etiketlediği, Cumhurbaşkanı’ndan ipucu aldığı çok daha büyük bir kişi ve şey listesi vardır.

Çeşitli ülkelerde insan hakları üzerinde çalışırken her zaman dünyanın en güçlü insanlarından bazılarının, onlara katılmayan biri için bu kadar çok korku duyması karşısında şaşırdım.  Türkiye Cumhurbaşkanı LGBT bayraklı öğrencilerden neden bu kadar korksun? Gökkuşakları hakkında endişelenerek geceleri uyanık mı yatıyor? Politik ve kültürel uyumsuzluğun görüntüsü, itaatkar bir şekilde dindar ve muhafazakar bir toplum yaratma hayallerini zorlaştırabilir mi? Umarım.

EB / Aktüelsanat

portal için içerik derleyici
Yazarın bir önceki yazısı
Kapalı
Başa dön tuşu