Anasayfa » Temel Demirer

Temel Demirer

Temel Demirer

KADINLARIN BAŞKALDIRI TARİHİ VEYA “ÖNCE KADINLARI VURUN!”[1]

SİBEL ÖZBUDUN “Yalnızca itaat edenler, yollarını kendi başlarına arayanlardan daha sık yanılır.”[2]   İkinci kuşak feminizmin tarihine dair standart (feminist) anlatı aşağı yukarı şöyledir: “Kadınlar kapitalist metropolleri sarsan ‘68 olaylarında yer aldılar; ancak genellikle ikinci planda, görünmez rollerde. William Klein’ın 1968’de Paris’te çekilen belgesel filmi “Maydays” aydınlatıcıdır: bütün toplantılarda, tartışmalarda, yürüyüşlerde ve sokak protestolarında çok az kadın görebilirsiniz. Kuşkusuz, tıbbi …

...

DİZELERİYLE REFİK DURBAŞ ÖYKÜSÜ[*]

TEMEL DEMİRER “Elim sanata düşer usta Yürek acıya Ölüm hep bana bana mı Düşer usta?”[1]   29 Kasım 2018’in akşam saatlerinde yaşamını yitirdi; çırakları yetim bıraktı. 74’ünde hayata veda ederken; iz bıraktı da gitti; iz bırakmak önemlidir… * * * * * “gününü umuda ayarla” derdi ve her daim umutluydu; “hep taze tuttum sevincimi,/ avluda diz boyu kar,/ elimde kır …

...

‘KEL MAHMUT HOCA’ + ‘YAŞAR USTA’ + ‘TURŞUCU KAZIM’ + ‘AYYAŞ EMİN’Dİ O…[1]

TEMEL DEMİRER   “Unutma, aydınlık bir yarın için, karanlık bir gecenin içinden geçmen gerekir.”[2]   Önce kimse inanmadı… İnanmak istemedi ya da… Sinema ve tiyatronun benzersiz yeteneklerinden, usta aktör Münir Özkul’un daha önce de hayatını kaybettiğine ilişkin haberler yayılmıştı. Ama koca yürekli ‘Yaşar Usta’ ya da ‘Mahmut Hoca’ her defasında “Ben buradayım,” diyerek söylentileri boşa çıkarmıştı. Ancak ne yazık ki …

...

AFORİZMALARDAN BUGÜN(ÜMÜZ)E UYARILAR[*]

TEMEL DEMİRER   “Hayat yaşandığı kadardır… Ötesi ya hatıralarda bir iz, ya da hayâllerde bir umuttur.”[1]   Zor; hem de pek zor(lu) günlerden geçtiğimiz; zamanın ruhunun da böylesine biçimlen(diril)diği güzergâhtayken; işlerin iyi gitmediği bir “sır” değil… ‘Schindler’in Listesi/ Schindler’s List’ filmindeki, “Karanlıktaysan gölgen bile seni yalnız bırakır,” repliğinle veya Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin, “Belirsizlik, en kötü ihtimalden daha acı vericiydi,” diye …

...

“HATIRLAMIYORUM!” NAKARATLARINA HATIRLATALIM![1]

TEMEL DEMİRER “Nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata, Öldüğünden haberi yok fotoğraflarının.”[2]   Bana hep Edip Cansever’in, “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk/ Hiçbir yere gitmiyor,” dizelerini anımsatan Ahbarig Hrant’ı bizden almaları ardından, acının 12. yıldayız… O; 15 Haziran 1915’te Beyazıt Meydanı’nda idam edilen Sosyal Demokrat Hınçak Partisi üyesi sosyalist Paramaz (Madteos Sarkisyan)’ların,[3] Zabel Yeseyan’ların,[4] Misak Manukyan’ların[5] yoldaşı ve Ermenilerin, “Meds Yeghern/ Büyük Felaket” dedikleri soykırım tarihinin[6] bir parçasıydı… Irvine Welsh’ın, “Toplum, davranışları …

...

“NETAMELİ BİR KONU”: ULUSAL SORU(N)[*]

TEMEL DEMİRER “Nebin şîrigê sûçên dewleta xwe.”[1] Geç milliyetçiliklerin (Katalonya, İskoçya, Korsika, Kürdistan vb. örneklerindeki yakıcılıkla), netameli bir konu olduğu bir “sır” değil; hem de “Kudüs’un yanındayım, Kürt devletine karşıyım,”[2] diye haykıran Selda Bağcan’lı; “İki önemli referandum yapıldı. Katalonya İspanya’dan, Kürdistan da (IKBY) Irak’tan self determinasyon yoluyla ayrılmak istedi. Bu konulara aşina olmayanlara bunlar iki benzer durum gibi gözükebilir. Gerçi biçimsel olarak …

...

ÇEŞİTLİ VECHELERİYLE BEŞERİ (EKONOMİ-POLİTİK) KRİZ

“Umut, gerçeğin reddidir.”[2] ‘Beşeri (Ekonomi-Politik) Kriz’ söz ederken; ilk saptama(m), bir karanlığın orta yerinde olduğumuzdur. Ancak bu saptamayı; “Karanlık yalnızca, ışığın diğer yanı, onun gizli yüzü,”[3] diyen José Saramago’nun uyarısıyla ele almak, “olmazsa olmaz”! Evet içinde debelendiğimiz karanlık; müthiş bir aydınlık imkânı ya da daha koyu bir karanlık tehdididir. Tıpkı, “Kapitalizm zırh içindeki ölüdür,” diyen Antonio Gramsci’nin, “Eski dünya ölüyor ve …

...

AYKIRI DİZELER, ŞAİRLER[*]

TEMEL DEMİRER   “Şairane davranış nedir, diye sordu kral. Bilinmez ki majesteleri, ancak olup bittikten sonra farkına varırız.”[1]   “Şiir”in “ne”liği -hadi “aykırılığı” diyelim- konusunda José Martí’nin “Kabaran Bir Dalga Gördüğünde Sen” başlıklı dizeleri, her şeyi yeterince net anlatır: “Kabaran bir dalga gördüğünde sen/ Şiirimi görüyorsun demektir/ Yükselir göğe, fakat bazen/ O hafif ve uykulu bir yelpazedir/…/ Öyle bir hançerdir …

...

“BÜYÜK FOTOĞRAFÇI”NIN GERÇEĞİ VE DRAMI[1]

TEMEL DEMİRER   “Hayat yaşandığı kadardır… Ötesi ya hatıralarda bir iz, ya da hayâllerde bir umuttur.”[2]   “Önemli” birisinden; “Affedersiniz Ermeni”(!?) denilenlerden, “ünlü” bir fotoğrafçıdan söz edeceğiz… Hani “Herkes Godot’yu bekler, ben arıyorum,” deyişiyle beyinlerimizde yer edip; bir söyleşisinde de “Ne çekiyorsunuz?” sorusuna, “Birincisi ıstırap çekiyorum. Arada da işte fotoğraf çekiyorum,” yanıtını veren bir İstanbul’ludan… Ya da “Daha iyi bakacağım …

...

KRİZ “İMKÂN, TEHDİT VE KARAR” BİLEŞKESİDİR[1]

TEMEL DEMİRER   “Sistem kendi sonunu getirmedikçe daha insanî bir yapıya bürünmeyecek.”[2]   Devasa yıkım örnekleriyle dolu kapitalizmin tarihinde krizler belirleyici önemlerdeki kilometre taşlarıdır… Ve krizden söz etmek, kapitalizme mündemiç gerçeği konuşmakken; altı özenle çizilmesi gereken Carl Gustav Jung’un, “Kriz, hastalığın doruğunu belirleyen bir tıp terimidir,”[3] saptamasıdır. Yunanca “Crísis” kelimesinden gelen, düşünce ve karar anlamındaki “Kriz” sözcüğü bir yerde biriken imkân …

...