Anasayfa » Temel Demirer

Temel Demirer

Temel Demirer

EKONOMİK HÂL(İMİZ) Mİ?![*]

TEMEL DEMİRER “Biri size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun: ‘Kimin alın teriyle’?”[1] George Orwell’ın, “Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa; gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder,” uyarısı ya da “Ahlâk ve üç kâğıtçılık, terazinin iki ayrı kefesinde yer alır; biri çıkarsa biri iner,” diyen Platon veya “Aldanmanın iki çeşidi vardır, biri doğru olmayana inanmak, diğeri ise doğru …

...

HAS BİR TİYATROCU: CÜNEYT TÜREL[*]

TEMEL DEMİRER “Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız, Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız, Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar! İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.”[1] 1 Mayıs 2012’de hayata gözlerini yumdu; usta bir oyuncu ve dublaj sanatçısıydı; kadife gibi sesi vardı ve bırakıp gitti… Emil Michel Cioran’ın, “Dostlar bizi ancak ölme inceliğini gösterdiğimiz zaman seviyorlar,” saptamasındakilerdendi O; yani Ajda Pekkan’ın …

...

AHMET KAYA VARDI, VARDIR, VAR OLACAKTIR[1]

TEMEL DEMİRER “Biz de bir güneş sığdıralım ömrümüze. Ve aldırmayalım hiç, gelen geceye.”[2] ‘Acılara Tutunmak, ‘An Gelir’, ‘İyimser Bir Gül’, ‘Sevgi Duvarı’, ‘Dokunma Yanarsın’, ‘Kendine İyi Bak’, ‘Mahur Beste’, ‘Suskun’, ‘Bahtiyar’, ‘Hoşçakalın Gözüm’ ve ‘Bir Veda Havası’ydı O; dillerden hiç düşmeyen… “Benim başım hep beladaydı zaten. Son zamanlarda bunun nedenleri üzerine çok düşündüm; ben Türkiye’nin alışageldiği bir ‘sanatçı’ tipi çizmiyorum. …

...

KAVGADAN BESLENİP; ONU ÇOĞALTAN ŞİİRİN ŞAİRİ: ADNAN YÜCEL[1]

TEMEL DEMİRER   “Sevdim soluğunu rüzgâr kılan insanları soluğumu soluklarına kattım.”[2]   Şiirleri için, “Yazana değil, yazdırana bakın” diyecek kadar mütevazı; yayımlanmış son şiiri, “Bu Gökyüzünde Grev Var” olan bir “Kutup Yıldızı”ydı O… Sakin, sessiz, derin bakışlı biriydi. Genellikle klasik takım elbisesi ve elinde sigarasıyla görülürdü. Hep biraz dumanlı bakardı… Dizeleri okundukça yüreğinizi kabartan; şiirleri nefes aldıran ve yüreğinizin çarptığını …

...

33’LER İLE ÇAĞDAŞ’INDAN ÖĞRENDİKLERİM(İZ)[*]

TEMEL DEMİRER   “ben gerçeğin içindeki düş’ü düş’ün içindeki gerçeği aradım.”[1]   Zor bir konuda; “33’ler ile Çağdaş’ından Öğrendiklerim(iz)”e ilişkin konuşmayı deneyeceğim. “Deneyeceğim”; çünkü, dedim ya, zor bir mesele 33’ler ile Çağdaş’ın Suruç’undan söz etmek. Kolay mı? “Acı çekmiş hiç kimse artık eskisi gibi değildir,” derken Cesare Pavese; ekler Jean Paul Sartre da: “Vicdan hatırladıkça hiç bir suç unutulmaz…” Evet, …

...

ULUSLARARASI KAOSUN GELECEĞİ[1]

TEMEL DEMİRER “Gelecek karanlık, hem ana rahmine hem mezara özgü bir karanlık içinde.”[2]   Uluslararası ilişkilere, emperyalistler arası çelişkinin yoğunlaşarak damgasını vurduğu kesit; karmaşık bir jeopolitiğin çürüme ve çözülmesiyle müsemmadır ve “Emperyalist güçler arasındaki ihtilaflar üzerinden yeni bir belirsizlikler dönemi”[3] olarak da adlandırılabilir; her büyük paylaşım savaşının “ticaret savaş(lar)ı”yla başladığı unutulmadan… Evet, bir süredir, ülkelerin içinde ve de dünya çapında …

...

TÜRKÜLERİN SEVDALISI RUHİ SU[*]

TEMEL DEMİRER “Ruhi Su’yu dinlemek Pişkin bir kısrağı kıraçta Dört nala kaldırmaktır Öpüşerek yüzmektir temmuz denizlerinde Dutu daldan yemektir Meyvalarla kuzularla kuşlarla sevişmektir Ruhi Su’yu dinlemek.”[1]   Gerçek adından sonra Mehmet diye anıldı ama Ruhi Su diye tanındı. “Ellerin Kabesi var/ Benim Kabem insandır,” dediği için 12 Eylül’cülerin bilinçli olarak ölüme sürüklediği Komünist Ozan prostat kanseriydi, 12 Eylül yönetiminin engellemeleri …

...

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI[*]

TEMEL DEMİRER   “Pek çok cevabı olanın, ondan da çok sorusu olması gerekir.”[1]   “Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için mücadele ediyor. Şimdi canavarlar zamanı,” biçiminde tarif edilen zaman dilimine Antonio Gramsci “geçiş süreci” der. Bir alt üst oluşa, patlamalara yol açacak sıkışmaya denk düşen söz konusu hâl; yani “geçiş süreci” imkân(lar) ve tehdit(ler)de ifadesini bulan yapısal kriz zamanlarıdır. …

...

ELEŞTİREL ARABESK HİKÂYESİ[1]

TEMEL DEMİRER “Antik dünyanın kapısına ‘kendini bil’ yazıldı. Yeni dünyanın kapısına da ‘kendin ol’ yazılsın.”[2] Bir şey ne kadar göklere çıkarılıp, parlatılırsa parlatılsın; kendi hesabıma ben de, “Eleştiri kamunun bir davranış modu olarak var,”[3] diyenlerdenim. Çünkü eleştiriden muaf tutulmak istenen her şeyin, iktidar/ve hegemonya yani resmî ideolojiyle ilintili olduğunu düşünür ve eklerim: Eleştiri, hayata karşı duruşumuza mündemiçtir. Eleştirisiz bir hayat, teslim alınmış, boyun …

...

SÖZÜN MİLİTAN EYLEMİ; HAKİKÂTİN BEDELİ ÖDENMİŞ SÖZCÜSÜ[*]

TEMEL DEMİRER “Her şey o kadar karanlık ki, bu bir umut ışığı yakıyor.”[1] En son demem gerekeni, en önce söyleyerek başlayayım: Aydının/ entelektüelin aslî ilkesi, “Non Serviam/ Hizmet Etmeyeceksin”dir. Bu da doğaldır ki iktidara, otoriteye, ulusal ve uluslararası şirketlere hizmet etmemektir… Bu bağlamda aydın/ entelektüel konusunda çokça yazdım; hâlâ da yazıyorum.[2] Kuşkusuz her konuda olduğu gibi, aydın/ entelektüel konusunda yazdıklarımın tümü, elbette, …

...