Sibel Özbudun

Sibel Özbudun

SAHNEYİ SOKAĞA, SOKAĞI SAHNEYE TAŞIYAN ESTETİĞİN ETİĞİ YA DA “YENİ(LMEYEN) KAPI”NIN MENŞEĞİ VEYA ONLARA DAİR[1]

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER “Sende bir şey var. Bana derin derin nefes aldıran bir şey.”[2]   Sevdiklerinize, yoldaşlarınıza dair yazmak, her şeyden zordur. Her satırda, “Abarttık mı?” Ya da “Eksik mi kaldı?” ikileminin burgusuna sıkışıp kalırsınız… Onlara dair kaleme alacaklarımız; elbette tarafsız olamaz; inkâra hacet yok: Taraflıdır elbette! Çünkü biz de “Yeni(lmeyen) Kapı”lılardanız; Onlarla aynı cephede saf bağlamaktan onur duyarak; dünyaya, …

...

“İSA BOLİVYA’YA DÖNÜYOR” MU? YA DA BOLİVYA DERSLERİ![1]

  SİBEL ÖZBUDUN “Koyunla kurdun özgürlüğün tanımı üzerinde anlaşamadıkları açıktır.”[2]   Bolivya, Başkanlık seçimlerinin ardından patlak veren kargaşa, seçimin galibi Evo Morales’in ABD destekli bir darbeyle istifaya zorlanması ve ardından başkan yardımcısı Álvaro García Linera ile birlikte Meksika’ya sığınmasından bu yana ilgi odağında. “Darbe”den asla söz etmeyen ABD egemen medyasına ve dünyayı onun gözleriyle gören anaakım medyalara bakarsanız, “Bolivya ‘halk’ı …

...

“VAR GİT ÖLÜM”: ÖLÜM RİTÜELLERİNE ANTROPOLOJİK BİR BAKIŞ[1]

“Bir eski Acem şairi: ‘Ölüm âdildir’ – diyor,- ‘aynı haşmetle vurur şahı fakiri.’ Hâşim, neden şaşıyorsunuz? Hiç duymadınız mıydı kardeşim, herhangi bir şahın bir gemi ambarında bir kömür küfesiyle öldüğünü?”[2]   SİBEL ÖZBUDUN   Ölüm, yaşama içkin bir görüngü… Denilebilir ki biyolojik programımızda var: Canlı olan her şey, bir gün ölür. Bios’un yasası bu. Ama insanın ölümü salt biyolojik bir olay …

...

AKADEMİA’NIN “METAMORFOZ”U: “BAŞKAN”IN “ÜNİVERSİTELER”İ[1]

SİBEL ÖZBUDUN “Bilim itaatsiz olana ihtiyaç duyar.”[2]   “Değişim” kavramıyla ilintili pek çok terim var. “Değişim” (change) örneğin, bir kendiliğin bir hâlden bir başkasına geçişini betimleyen nötr bir terim. Değişim betimleyicinin meşrebine göre, iyi ya da kötü, olumlu ya da olumsuz olabilir, ancak beklentilerde aşırı bir kırılma yaratmaz. Bir başka deyişle değişim, bir kendiliğin içerdiği olasılıklardan birine tahvilidir. Ağacın meyveye …

...

KOLOMBİYA’NIN “BARIŞ”I![1]

SİBEL ÖZBUDUN “Yani yaşıyor olmak, yaşamakla bağdaşmaz bazen.”[2] Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri(FARC)’ın [ve Kolombiya’da gerilla savaşı veren bir başka örgüt olan ELN (Ulusal Kurtuluş Ordusu)nun] tarihi, 1950 ve 60’lı yıllara, ülkenin Liberaller ile Muhafazakârlar arasındaki, yıllar sürecek bir kanlı iç savaşa sahne olduğu La Violencia dönemine dayanır.   Biraz Tarih   Kolombiya, İspanya Krallığı’ndan bağımsızlığına kavuştuğu 1810 yılından beri bitmez …

...

“SİBEL ÖZBUDUN: AKP NEO-FAŞİZMİN ORTASINDA DURUYOR”[*]

Dünyada yükselişe geçen sağ popülist partileri, “neo-faşist sağ partiler” olarak tanımlayan akademisyen Sibel Özbudun, AKP’nin bu akımın tam ortasında yer aldığını söyledi. Avrupa kıtasında yapılan son seçimlerde merkez sol partiler, İngiltere’de 1935’den, Avusturya’da 1945’ten, Almanya’da 1949’dan, İsveç’te 1908’den, Finlandiya’da 1962’den ve Fransa’da 1975’ten bu yana tarihinin en düşük oyunu aldı. Bu verilerin ardından dünya kamuoyunda sağ popülist partilerin yükselişi tartışma konusu …

...

İKİ “YOL” ÖYKÜSÜ[1]

SİBEL ÖZBUDUN   “Bize birkaç deli gerek, şu akıllıların yol açtığı duruma bak!”[2]   Bu buluşmada “yol”dan söz edelim, demişsiniz; hangisi olursa, nasıl olursa, nereye giderse, “yol” konuşalım. Neden olmasın? Ben sizlerle paylaşmak üzere iki “yol” öyküsü seçtim. Dünyanın bir ömre sığacak kökten ve acı verici dönüşümünü duyumsatan ve kesişimi umudu, kardeşliği, barışı, ya da dünyada güzel adlı ne varsa …

...

GÜNDELİK YAŞAMI DÖNÜŞTÜRMEK: EKİM DEVRİMİ DENEYİMLERİ[*]

SİBEL ÖZBUDUN “Düşleyebileceğin her şey gerçektir.”[1]   Ekim devrimi (ve onu önceleyen bütün bir devrimsel süreç), genç Sovyet ülkesinde yalnız siyasal yaşamda, yalnız mülkiyet ilişkilerinde değil, gündelik yaşamda ve onu biçimlendiren kültürde de köklü değişikliklere yol açmıştı. 1913 yılı itibariyle nüfusun sadece yüzde 28’i okur-yazar olan (bu oran 1860’larda yüzde 6 dolaylarındadır) uçsuz bucaksız, gelenekçi, ataerkil köylü toplumu, devrimi izleyen …

...

“KIZIL’I MOR’A BOYAMAK” MI? HAYIR, TEŞEKKÜRLER![*]

SİBEL ÖZBUDUN   Bu yıl ‘25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü’ gösterilerine iki olay damgasını vurdu. İlki, bir grup sosyalistin üzerinde “Ya Sosyalizm Ya Ölüm” yazılı bir pankartla İstanbul’da gösterilerin yapıldığı alanına girmesi; ikincisi ise, polisin gösterinin sonlandırılması için göstericilere saldırması… İlginçtir, olaylardan ilki, sosyal medyada daha fazla tepki konusu oldu, daha fazla tartışma konusu edildi. Feminist cenahtan yükselen itirazlara …

...

SORU(N)LARIYLA BAŞKALDIRI(LAR)[1]

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER “Düşmanın birçok yüzü vardır, ama tek bir ismi var; kapitalizm.”[2]   Ezilenler, “Yeni Dünya Düzen(sizliğ)i” diye sunulan emperyalist yıkımın (küreselleşmenin) sonuçlarına itirazları gür sesle, sokaklarda ifade etmeye başladılar ki, bunda şaşırtıcı bir şey yok. Görkemli gerçeğiyle yedi iklim dört düveldeki başkaldırılar, “neo-liberalizme karşı”(ymış) biçiminde sunulsa da, bu doğru değil; tüm başkaldırılar sürdürülemez kapitalizmin mülksüzleştirici yıkımına karşı. Ancak …

...