Anasayfa » Sibel Özbudun

Sibel Özbudun

Sibel Özbudun

YANITLAR[1]

SİBEL ÖZBUDUN   “Sessizce bir türkü söylüyoruz içimizde bir yaraya bakarak.”[2]   1) Öncelikler sizi tanıyabilir miyiz?   En zor soru… 1956 İstanbul doğumluyum. Aslında hiç önemi olmasa da; ana tarafından Çerkes, baba tarafından Boşnak; yani Osmanlı’nın çöküş sürecinin yollarını kesiştirdiği iki farklı, ama farklı olduklarının “farkında olmayan”, asimile olmuş iki kültürün ürünüyüm. İstanbul’un 60’lı yıllarında geçen oldukça bir çocukluk; …

...

100 YIL DAHA YAŞAYASIN, İNSANCIL![*]

SİBEL ÖZBUDUN “Bu dünyada yediğimiz ekmekler içtiğimiz sular dizlerimizdeki bu güç derimizdeki tad karşı koymak içindir kaçmak için değil.”[1]   30 yıl… Dile kolay, 30 yıl. Matbaadan ilk çıktığı gün doğan bebekler, bugün çoluk-çocuk sahibi… Bu coğrafyada pek az dergiye nasip olmuş bir ömür. Bu ülkede dergi çıkarmak başlı başına bir gözüpekliktir. Maddi sorunlara, siyasi, baskılara, ticari handikaplara, daha da …

...

ÖLEN, NEO-LİBERALİZM DEĞİL, KAPİTALİZMİN KENDİSİ[1]

SİBEL ÖZBUDUN-YASİN DURAK “Değişen bir şey yok hiç Ölüm hariç Aynı gökyüzü aynı keder.”[2]   Yasin Durak: Şu an dünyanın pek çok yerinde; daha doğrusu uzun zamandır Batılı emperyalist entegrasyonun kolonyal hinterlandında yer almış olan ülke ve şehirlerde; sizin tabirinizle “dünyanın balkonunda” yükselmeye başlayan halk hareketleri tartışılıyor. Hong Kong’taki protestolar beşinci ayına girdi, Şili’de halk sokakta, Cezayir’de Buteflika rejiminin temsilcilerini uzaklaştırmak …

...

DEVRİMLERE, KADINLARA VE NARODNİKLERE DAİR…[1]

SİBEL ÖZBUDUN “Olayları oldukları biçimde ele almalıyız; yani devrimci duyguları, değişen koşullara uygun olarak kullanmalıyız.”[2]   Devrimler altüst oluş momentleridir. Altüst eder ve dönüştürürler. Yalnızca bünyesinde gerçekleştikleri toplumsal/ sınıfsal bağlamı, ya da üretim ilişkilerini, iktidar yapılarını vb. değil. “Eski” toplumda hüküm süren tüm değerleri, tüm hiyerarşileri de. En alttakilere soluk alabilecekleri yeni menfezler açar, onları yukarı-öne doğru çeker, bastırılmışlara güç, …

...

KÖLELİĞE KARŞI MÜCADELENİN BİRLİĞİ İÇİN (YA DA “NE OLUYOR; NASIL; NE YAPMALI” MI?)

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER   “Beklemeye tahammülü olmayan hiçbir yolculuğa çıkmasın.”[1]   Günümüz yerküresi ve coğrafyamıza ilişkin soru(n)ları[2] konuşmak/ irdelemek/ kavramak için iki yoldan/ zeminden birisi reel-politika ise, diğeri de “11. Tez’in Ütopyaları”dır. Biz ikinciden yanayız; ilkine de yabancıyız; Erich Fromm’un, “Unutmamak gerekir ki, dile getirmek istediğimiz ‘ütopik’ amaçlar, günümüz politikacılarının ‘realist’ tavırlarından çok daha gerçekçidir,”[3] saptamasındaki üzere… Bunun yanında seçtiğimiz yolda/ zeminde, negatifleri …

...

İYİ Kİ YAŞADILAR, İYİ Kİ YAZDILAR[1]

SİBEL ÖZBUDUN “Aslında hayat dediğin, yaşayabildiğin kadar güzeldir.”[2] Burada, Haziran’da yitirdiğimiz üç edebiyat çınarını anmak için bir araya geldik: Nâzım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmet Arif… Hasan Hüseyin’e “Haziran’da Ölmek Zor” dedirmişti biri… Üç devi birden anmak işimizi daha da zorlaştırıyor. Ben edebiyat eleştirmeni değilim. Nâzım’ın, Ahmet Arif’in şiirlerini, Orhan Kemal’in romanlarını yazınsal ya da estetik açıdan değerlendirmek beni aşan …

...

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI[1]

SİBEL ÖZBUDUN DEMİRER – TEMEL DEMİRER   “Bize ‘ateşi paylaşacaksınız’ dediler. Acıyı, yoksulluğu. Birleştirdik ellerimizi, ısındık.”[2]   Anayasa Mahkemesi (AYM),  “Ayşe Öğretmen” olarak bilinen 2016/139 nolu “Dava” dosyasını, tarafından tekrar görülmesi cihetinde karara bağlayıp; “terör örgütü propagandası” yaptığı iddiasıyla tutuklanan Ayşe Çelik’in ifade özgürlüğünün ihlâl edildiğine karar verdi.[3] Aynı sözleri -bilerek ve isteyerek- tekrarlamak suretiyle “dava”ya dâhil olan 38 kişi aklanırken, …

...

İSTANBUL SEÇİMİ – BİR DEĞERLENDİRME[*]

SİBEL ÖZBUDUN – TEMEL DEMİRER “Boyun eğmiyorum ve eğmeyeceğim.”[1] Hemen belirtelim, 23 Haziran seçimlerinde oy kullanmadık. Daha doğrusu, “geçersiz oy” kullandık. Oy pusulalarına birer çarpı çiziktirip öyle attık sandığa – “ne olur ne olmaz, boş atarsak birileri bizim yerimize doldurur” gibi günümüzde aklı başında her T.C. yurttaşının “makul” bulacağı bir kaygıyla… Bunu deklare de etmedik. Kişisel bir karardı; gerekçelerini açıklamayı …

...

NEO-FAŞİZM(LER) “FEMİNİST” Mİ?[1]

SİBEL ÖZBUDUN “Görünen değişiyor, görünmeyen değişmiyor.”[2]   Günümüzün faşizm(ler)i, iki savaş arası faşizm(ler)den farklı olarak, bir yandan rejim ve partilerin kadınlara yönelik tutum ve politikaları, bir yandan da kadınların bu rejim ve partilere yönelik tutumları açısından bir hayli ikircim yüklüdür. Kimi yazarları “feminist yüzlü faşizm”den[3] söz ettirecek kertede. Öyle ki, günümüz neo-faşist parti ve hareketleri “popülist aşırı sağ” olarak niteleyip onları …

...

2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ)[1]

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER “Umutsuzluk yasak Yılgın türküler söylemek de Çünkü yürüyor umudun ordusu Umutsuzluğu kurşuna dizerek”[2]   Friedrich Engels’in, “Bir sınıf olarak burjuvazinin de zorbalığıyla yüz yüze gelirler; burjuvazi onları insan olarak değil nesne olarak görür; insani varlık olarak değil ‘emek’ ya da ‘el’ olarak görür,”[3] diye betimlediği; dünyanın lanetlilerinin kurtarıcısı proletaryaya dair çok şey söylendi, söyleniyor da; ancak bunlardan en …

...