Anasayfa » Savaş Karaduman

Savaş Karaduman

Savaş Karaduman

YALNIZIM/ KALABALIK GEL

Başak ve Selahattin Demirtaş’a… tüm tutsaklara özgürlük dileğiyle   Yalnızım Dilinde şırıl şırıl akan suların sesi ve kalabalık bir sohbetle gel Gözlerinde kuş sürüsü/ gözlerinde bol yıldız / kalabalık bir bakışla gel Sırtını güneşe daya Yüzünü gökyüzüne daldır Bulutlar/ kuşlar/ yıldızlar Bol bol ışık/ bol bol mavi/ bol bol rüzgâr Rüzgârda kokun Gök gürültüsü ve kalabalık yağmurlarla gel… Sırtını ağaca …

...

SEVİYORUM HAYATI BİR ŞİİR ÇOKLUĞUNDA

Acımızı içimize sağıyoruz -İyi güzel Gözyaşımızı kimselere göstermiyoruz -İyi çok güzel Yokluğunu hiç belli etmiyoruz soframızdaki ekmeğin – İyi çok çok güzel Katlanıp duruyoruz yoksulluğumuza gıkımızı bile çıkartmadan -Ooo! İyi bak bu daha da güzel Ve lakin bazen “yeter gayri” deyince… -Ooo! Bak bu hiç iyi olmadı/ isyana kalkışan bu halini sevmedim Bıçak kemiğe dayanınca yani… -Bak bak bak… Bak …

...

KUYU SOKAĞI

Gidenlerin ardından çocukluğumun kahramanlarına sevgiyle   Kıvırcık amcam, belinde olmazsa olmaz silahı Başında fötr şapkası Yakışıklı/ afili/ kabadayı/ külhanbeyi Korkuyla karışık ve ama en çok sevdiğimiz… Mehmet Ali amcam, yumrukları omuzlarında asılı iki balyoz gibi gezen Kavgalara sevdalı ve aklı başında çılgın bir deli Babam, sol yumruğuyla ters köşe yapıp kavgalarda adam deviren Aşkta hercai ve sırlarını hiç bir dile …

...

Kelebek

Güzelleşince Güzel bir çiçeğin tepesine Güzel bir kelebek gibi konunca Kısacık bir ömür biçiyorlar insana…   Sevince/ sevilince Gülünce ve bir hoş olunca delicesine El ele… / göz göze… Dudak dudağa verince sarmaşık güllermişçesine Ten tene değince Yürek yüreğe sarılıp kelebekler gibi sevişince Özgürleşince/ daha bir güzelleşiyor insan                                                           Yürüyelim Karanfiller ve güller içinde Aşkımızın son damlasına kadar Seve sevile/ …

...

DÜŞTÜR İÇİMİZDE KIRILAN

Kuyruğu kopan uçurtmalar gibi savrulur bazen insan; Acılarla yan yana/ yana yana/  bir oyana bir bu yana Ve bütün dehşetiyle çarpar; Yüzyıldır uyanmayan -ve öpülmeyi bekleyen- sabahın ayazına Yıldızlara/ ay ışığına Yoksulluğa diz çöken Ve toprağa yüzünü gömen gecekondu evlerine Gökdelenlerine -göğün yüzünü bıçak gibi yalayıp gecen-   Ve eskiyen yüzlerine şehirlerin Sokak lambalarına/ dağlarına/ taşlarına Ve dalgasına -gözleri mavi …

...

GÖZLERİN (1)

Gözleri öfke/ gözleri bela Gözleri isyan Gözleri kavganın ortasında sıkılı iki yumruk gibi bakan Gözleri zindan Gözleri yıldız ve ay ışığı toplayan yaralı bir militan Gözleri hasret/ gözleri umut Gözleri gözlerime sarılmaya ramak kalan Gözleri insanlık kadar eski ve okunası antik bir roman Gözleri çapkın bir tebessüm ve göz göze gülüşlerin bileşkesi Gözleri içli bir türkü ve yağmurlu bir akşamüstü …

...

KAR ALTINDA BUZA KESMİŞ YANGINIM

Sevgilim ah! Sevgilim Soğuk gecelerin sensiz karanlığında Sıcak ülkeler düşleyen kimsesiz bir çocuğum ben Kar altında buza kesmiş yangın Bin yıldır dumanı tütmeyen -ateşe küskün- bir baca Yüreğinde bombalar patlatılan bir savaş ortasıyım… Gözyaşından vurulan sessiz bir çığlık Ve yalınayak, yurdundan kopartılan -yaralı- bir göçmenim   Yokluğun zindan/ yokluğun ayaz  Yokluğun yüz bin yıllık yalnızlık Yokluğun korkunç bir hiçlik duygusu …

...

ŞİMDİ VAKİTLERDEN BEYAZ PAPATYALAR VAKTİ

Şimdi vakitlerden Gözlerimin gözlerine -arapsaçı gibi- Karışıp çözülmemesi vakti   Şimdi vakitlerden Ellerimin ellerine -buza dokunur gibi- yapışıp kalması Ve aşkın ilk ateşiyle birbirine eriyip karışması vakti   Şimdi vakitlerden Denizlerden yeni doğan sevdamsı bir mavilik Mavilikten yeni doğan süt liman bir dinginlik Ve dinginlikten yeni doğan ve gelin tacı gibi uçuşan saf bir beyazlık vakti   Şimdi vakitlerden Dünyada …

...

ÖYLE BİR ÜŞÜDÜM Kİ…

Tam da bulutlar; Yüzümü; sıcağımı ve ışığımı örtecekken Havalar; Kar, buz, fırtına ve ayazla haşır neşir olacakken tam da Ve karakış bütün dehşetiyle kapılara dayanmışken Yorgun argın, dizlerimi karnıma çekip Bir dağın ardına sessizce gömülüp batacakken tam da Ve tam da buz gibi bir sessizliğe dalıp dalıp Gözlerden çok uzaklara kaybolup gidecekken… Öylece, gözlerine yakalanan Ve gözlerindeki baharlara takılıp kalan …

...

AĞLIYOR; BİR KADIN, BİR ADAM, BİR ÇOCUK VE ÇOCUKLA BERABER MAHALLENİN BÜTÜN ÇOCUKLARI…

Kadın; ağlıyor; Başını yere gömercesine hıçkıra hıçkıra -belli ki sevgilisi- Ve bir adam; Hüznün girdabında boğula boğula -belli ki arkadaşı- Ve bir çocuk; Kadının eteğine tutuna tutuna -bin yıldır babasız kalan- Kadın ağlıyor… adam ağlıyor… çocuk ağlıyor… Ve gözleri -iki demir bilye gibi ağır- gözyaşlarıyla düşüyor yere   Kadın, adam, çocuk Ve çocukla beraber mahallenin bütün çocukları Terk edilmiş bir …

...