Savaş Karaduman

Savaş Karaduman

AŞK GİBİ BULAŞIYORSUN BANA

Ne bulaşıcı şeysin sen Ağlıyorsun Bulut bulut ağlamak bulaşıyor gözlerime Nefesi kesiliyor sesimin Yürek diliyle konuşuyor Göz göze sarılarak öpüyorum gözyaşlarını Sesime ve dudaklarıma bulaşıyor gözyaşın…   Gülüyorsun Gürül gürül gülüşün bulaşıyor dudaklarıma Sınırlarını zorluyorum dudaklarımın Kulaklarıma varsın istiyorum gülüşüm/ kulaklarıma varsın… Ve öyle güzel, öyle güzel bakıyorsun Bir dağın tepesinden uçarcasına denize doğru Birden bire mor/ birden bire mavi/ …

...

SOKAĞIN ÇOCUKLARI/ … VE KAR ÜŞÜDÜ

Kalk…/ uyan oğlum Saatler acıyı çalıyor; çığ gibi tepemize çöken soğuk bir gürültüyle Aynaya bakma -baksan kendini mi göreceksin sanki?- Yüzünü yıkama -elin yüzün buz kesmesin durup dururken – Bırak, bütün kiri ve pasıyla darmadağınık kalsın saçların Kahvaltıyı boş ver; Ekmeği, peyniri, yumurtayı, zeytini falan unut Halis tereyağını, balı, kaymağı Ve dumanı tepesinde tüten iki şekerli çayı… Aç biilaç kendini …

...

BİR ADAM/ BİR KADIN

Bir adam…/ bir kadın… Uyumak mümkün değil Sabahı sabah edecekler mecburen…   Kadın; o kadar çok kırılıp döküldükten sonra aşktan Nihayet kapısını aşka açan; “bu sefer başka” dedi “yeşermesi için su taşımalıyım aşka” Aynanın karşısına geçip defalarca kendine baktı -ne yalan söylemeli, güzeldi kadındı Allah için- Tartışmasız kendi de kabul etti güzelliğini “aşk kadar güzelim”  dedi “aşk kadar güzelim bu …

...

BENİ AŞKA…/ BENİ KAVGALARA MAYALADI ANNEM “Anneme; beni doğuran gül yüzlü kadına…”

Bir gülü…/ bir nergisi…/ ve bir teni koklar gibi Bir sevda şarkısı…/ ve içli bir türkü dinler gibi Aşk…/ ayrılık… Yürek acısıyla güneşi harlayıp yakar gibi Dünyayı öpüp öpüp okşar gibi Ve çok uzak…/ ve çok uzak yıldızlardan denize dalar gibi Memesinden emdiğim sütle; Beni kavgalara Beni sevmelere Beni düşlere; gerçeğin yüzüme çarptığı o en korkunç anda bile Beni güzelliğe; …

...

ATEŞİ İLK BEN KEŞFETTİM: İ-ÇİM-DE

Ağlıyorum; Dağların suskunluğu Başımı alev alev yakan güneşin sıcaklığı Ve derelerde kaybolan suların çığlığında…   Ağlıyorum; Ürkek kuşların kaçıştığı Allah’ın emri, peygamberin kavli, devletin izni Ve yüksek bir ihtimalle “iyi halden” yırtması mümkün bir erkeğin Bir kadını öldürdüğü  “girilmez” olay yerinde Siren sesi… Telsiz sesi… Ve “ölmeyi hak etmiştir…” diyen insan sesinde…   Ağlıyorum; Mavisine takılıp düştüğüm bir deniz kenarında …

...

BİZİM MAHALLEDE AŞKIN HALLERİ (3)

Oturdum kendimi bekliyorum; Hani öyle uzun uzun denize Gökyüzüne hani Hani öyle derin derin suların mavisine Hani öyle el ele Hani öyle kavuşmamız mümkün değilken hem de Hani öyle çığlık çığlığa Hani öyle dudaklarımız mavi mavi Hani öyle martıların gözlerine baktığımız yerdeyim yine…   Oturdum kendimi bekliyorum; Umurumda değil; Yüzümü köpek gibi dişlemesi Ve bir kırbaç gibi tenimde şaklaması esen …

...

AKLIM KARIŞIK

-2020- yeni yıla ilk şiir   Aklım karışık… Minik bir kuş olup uçmak Ve koca bir fil gibi oturup ağlamak geçiyor aklımdan… Işık hızıyla terk edilen bir kadının peşinden koşup gitmek Ve şu berbat sesimle bağıra çığıra detone olup Sözlerini hiç bilmediğim bir türküye eşlik etmek Âdem’le- Havva’yı cennetten kovduran Sulu ve çıtır çıtır yenen bir elma olmak geçiyor aklımdan… …

...

BİZİM MAHALLEDE AŞKIN HALLERİ (2)

Düşe bata Düşe çıka Düşe yorgun Düşe vurgun Güvercin taklaları atıyorum gökyüzünde Dalından kopardığın gül oluyorum; öpüp öpüp kokladığın Bastığın toprak/ dalda yaprak Mavi oluyorum tepeden tırnağa; Uzandığın gökyüzü/ daldığın deniz Ne desem… Ne yapsam… Ne etsem… Görmüyor, duymuyorsun Anladım… “Yok” hükmündeyim belli ki senin için… Düşe kalka Düşe ağla Düşe kırgın Düşe dargın Ve hala seni seviyor olmam; varlığımın …

...

YALNIZ KALAN YALNIZLIK

Akşamüstü, alaca karanlık ve ben Gecenin bir yarısı, içime işleyen soğuk ve ben Sabahın kör vakti, derin sessizlik ve ben   Sudan çıkmış balık gibi çırpınan deniz, İyot, yosun, havada yağmur kokusu, derin mavilik ve ben Gökte bulut, Bulutta ha düştü ha düşecek ağırlaşan yağmur tanesi ve ben Islak sokak, Sokakta sırılsıklam kedi, çocukların gürültüsü ve ben   Dağlarda bahar, …

...