Anasayfa » Fehim Taştekin (Sayfa 2)

Fehim Taştekin

Fehim Taştekin
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1994’te muhabir olarak başladı. Yeni Şafak, Son Çağrı, Yeni Ufuk, Tercüman, Radikal ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Bir dönem Ajans Kafkas’ın kurucu editörü olarak Kafkasya üzerine çalışmalar yürüttü. Kapatılıncaya dek İMC TV’de dış politika programları yaptı. Gazete Duvar ve Al Monitor’da köşe yazılarına devam ediyor. “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde” adlı kitaplara imza attı.

Fırat seferine ayarlı sandıklar!

Fırat’ın doğusuna müdahale niyetleri, birkaç ay içinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ifadeleriyle, “Bir gece ansızın gireriz” uyarısından, “Hazırlıklarımızı tamamladık” kararlılığına, oradan da “Harekâta birkaç gün içinde başlayacağız” sinyaline ulaştı. Sahadaki askeri konuşlanma düzeni ve arz ettiği büyük riskler dikkate alındığında YPG ile ortaklığı ilerleten ABD ile zımnen de olsa mutabakat sağlanmadan bir kara harekâtına başlanması beklenmez. Normal mantık bunu buyurur. Lakin …

...

Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu

Kaddafi tapılası bir adam değildi. Ama lincine sebep de diktatörlüğü değildi. Onu yakan Batı’nın gözündeki günahlarıydı. Sömürgecilerin biçtiği kaftana sığmayan kolları vardı. Belki son günahı, Batı’nın çıkarlarını tehlikeye atacak şekilde Afrika kıtasını örgütleme çabasıydı. Libya’daki yıkım ekibinin ‘değerli’ ortağı Türkiye, oyundan düşünce, eski ortaklarını emperyal heveslerle siyasi çözüm sürecini tıkamakla suçluyor. “Onların Libya’nın petrolünde gözü var” diyor; “Biz insani kaygılarla …

...

Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek

Allah’ın lütfu ve Tanrı’nın inayeti! Amerikalı Papaz Andrew Brunson gitti, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı da… Biri Beyaz Saray molalı, Oval Ofis şovlu bir yolculuğun sonunda evine, diğeri ‘kaçırıldı mı öldürüldü mü’ bilmecesiyle meçhule. ‘Ak Saray’ ile Beyaz Saray’ın mukimi iki şahsiyet arasındaki benzerlikler müthiş. İnsana bakışları, iş tutuşları, adam kazanma ve silme tarzları, biriktirme ve imha hırsları; ve her musibeti …

...

Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı

Türkiye’nin içine düştüğü ya da düşürüldüğü durum Kaşıkçı’nın akıbeti kadar vahim. Kaşıkçı, irtibatlı olduğu çevreler ve sözcülüğünü yaptığı konular, Türkiye’nin son yıllarda izlediği Ortadoğu siyasetine değen veçhelere sahip.  Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın akıbeti 2 Ekim’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğu’na girdiğinden beri meçhul. Binaya girerken Türk nişanlısından başına bir şey gelirse aramasını istediği iki kişi, Kaşıkçı’nın içeride öldürüldükten sonra cesedinin parçalara …

...

İdlib zehirlenmesi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, terör örgütlerini kapsam dışı bırakan bir ateşkese dayanan ve ‘gerilimi düşürme’ esprisiyle işleyen Astana Mutabakatı’nın çerçevesi ortadayken dün herkes için ateşkes önerdi. Reddedileceği kesin bir öneri üstelik canlı yayında dile getirildi. Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’e feci şekilde gol atma fırsatı verildi. Türkiye, İdlib sanki Suriye’nin bir kenti değilmiş gibi “Rejimin amacı İdlib’i ele geçirmektir… Bu felaket …

...

Çal kemancı!

Dış ilişkilerin kurumsal bağlarından ne kadar uzaklaştığını önce AB daha sonra ABD ile yaşanan krizlerde bir kez daha gördük. Karşılıklı güven ve çıkarlara dayalı ilişkiler birikimsiz ve öngörüsüz kadrolarla ziyadesiyle üçüncü kanallara yaslandı ve diplomaside ‘kayıt dışı’ oranı arttı. Neredeyse kritik tüm dış temaslara MİT Başkanı’nın eşlik etmesi sıra dışılığın en yalın göstergesi. – Batıyoruz kaptan… – Yok kemancı, sen …

...

Felakete doğru

Bu kez işin rengi biraz farklı: ABD ve ortakları savaş takımlarını kuşanırken Rusya hiç olmadığı kadar sert duruyor. Trump’ın neyi ne kadar göze alacağını kimse kestiremiyor.Suriye’de her kritik dönemeçte bir kimyasal felaketin yaşanması ürkütücü bir tekrar. Ardından gelen klişe yalanlar. Benim de buna benzer cümlelerle giriş yaptığım bilmem kaçıncı yazım! Şam’ın kâbusu Doğu Guta bölgesi de savaşın seyri açısından kritik …

...

‚Afrin’in Fethi‘ ve nasipse ‚Birinci Tayyip Dönemi‘

Uğruna İstiklal Marşı’nın ardılı bir marş yazılması uygun görüldüyse demek ki zafer büyüktür! Madem Çanakkale Savaşı’na denk bir zaferdir, o halde, yedi düveldir düşürülen! Çaldıran’da Safevilerin düştüğünü farz edin, Tuna’da Avusturya’nın, Kırım’da Rusların… Dünyanın onuncu büyük ordusu, NATO’nun ikinci büyük ortağı, bir obüs atımlık Afrin’i zapt etti. İsterse 1 gecede girebilirdi, iki ay sürdü. 59 günlük avans! ‘Zeytin’ halkı Zeytin …

...

Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sahnesinde TSK’ye müttefik yaptığı gruplardan emin. Üstün körü ‘Özgür Suriye Ordusu’ (ÖSO) diye anılan bu gruplara “Suriye’nin gerçek sahipleri” diyecek kadar değer atfediyor. Suriye ordusunu “gerçek işgalci” olarak niteleyip “teröristlerden kurtardıkları bölgeleri bu gruplara bırakmaktan” bahsediyor. “Bu operasyonu Allah’ın izniyle ÖSO ile birlikte kazanacağız” diyecek kadar onlardan emin. Bütün uyarılara rağmen tahliye edilmediği için Musul …

...

İki gerçek arasında: İran çıkmazı

Şah’ın kötülükleri, ardıllarının günahlarını artık silemeyecek kadar sünger özelliğini yitirdi. Muhalifler cezaevleri ile ilgili iddiaları sürekli gündeme taşıyor ve bunlar ‘düşman propagandası’ olarak geçiştiriliyor. İnfazlar, idamlar, işkence vakıaları, siyasi tutuklular vs. Hepsi devrimi koruma adına! ‘İran nereye gidiyor’ başlıklı son yazımı bir öngörüyle bağlamıştım: “Gösteriler çığırından çıkartılmazsa statükoya karşı Hasan Ruhani’nin elini güçlendirebilir. Tersi olursa sistemi dönüştürmeye yönelik çabaların üzerinde …

...