Anasayfa » Aydın Selcen

Aydın Selcen

Aydın Selcen
1969 İstanbul doğumlu ve Saint Joseph Lisesi ile Marmara Üniversitesi İngilizce Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. 1992-2003 arasında Dışişleri Bakanlığı'nda meslek memuru olarak çeşitli görevlerde bulundu. Son olarak 2010-13 tarihleri arasında Erbil Başkonsolosluğu görevinde bulundu. Merkeze döndüğü gün "memuriyetten istifa etti." Genel Energy petrol şirketinde bir buçuk yıl siyasi danışmanlık yaptı. 2015'den beri bağımsız olarak özellikle Irak ve Suriye konularında yazıyor. Galatasaray kongre üyesidir. Alaz adında bir kızı var.

Zamanın hiç aydınlanmayan ruhu

İlk görev yerim Cezayir’deki iç savaş. Sonraki görev yerlerimden Bağdat’ta ABD işgali ve iç savaş. Ben Erbil’deyken başlayan Suriye İç Savaşı. Büyükdedemin I.Dünya Savaşı, büyükbabamın II.Dünya Savaşı, babamın Soğuk Savaşı. Birbirlerini yok etmeye, birbirlerinin soylarını kurutmaya, içinde yaşadıkları dünyayı da mahvetmeye kararlı insanlar. İnsanın doğası. Şiddet. Vahşetin idaresi. Yerküre. Biz. Genç (31 yaşında) bir Alman kadın, Kaptan Carola Rackete gemisini …

...

Güvenli bölge uzlaşısı üzerine

Uzlaşının Suriyelilerin ülkelerine dönüşüne dair son maddesi en müphem olanı. Bunlar hangi Suriyeliler? Fırat’ın Doğusu’ndan ayrılmış 800 bin kadar sığınmacı mı? Ankara, orada nüfus değişikliği, zorunlu iskân siyaseti mi güdecek? Sızan başka bilgilere göre, ABD her hal ve kârda, TSK’yi Kobane ve Kamışlı’dan dışarıda tutacak. Fırat’ın Doğusu konusunda elimizde üç maddelik bir uzlaşı metni var. Bu defa, Türkiye ve ABD …

...

Beka değil rejim sorunu

Beka sorunumuz yok, rejimimiz sorunlu. İşin bana göre tek tümcelik yönetici özeti bu. Yönetimde akılcılık kalmadı. Adımıza alınan kararlar verilere dayanmıyor. Uygulanan politikalar baskın anlatının sürekli kılınmasına yönelik. Veri akışı epeydir durdu. Bıktıran anlatı kendi kendini yineliyor. Bu durumu açıkça teşhir etmeye niyetlenmedikçe muhalefet ancak sahnedeki ortaoyununa dekor olur. Ekonomide denizin bittiği çoktan belli. Dış politikada S-400, Doğu Akdeniz ve …

...

Altın vuruş olarak S-400 alımı

Prof. Dr. Serhat Güvenç, konuğum olarak katıldığı çarşamba günü ArtıTV’de yayınlanan Dünya ve Biz programımda S-400 alımının Türkiye’nin ABD ve NATO nezdinde “mavi kuvvetten kırmızıya olmasa da, sarıya geçtiği” anlamına geldiğini belirtti. Yine Serhat Hoca programın sonunda “siz olsanız nereden başlamayı önerirdiniz?” yollu varsayımsal soruma “Suriye siyasetini değiştirmekten” yanıtını verdi. Yalnızca İstanbul değil ülkemiz için önemli bir siyasal dönemeç olacağı …

...

B planı: Kürtlerle birlik?

Madem Avrupa Birliği bize hayal ve haram oldu, Suriye ve Irak Kürtleriyle birlik olalım. Ülkemizde de çoğulcu, ademimerkeziyetçi anayasal reform yapalım. Laik, demokratik, parlamenter cumhuriyet ve Fransa benzeri bir yarı-başkanlık rejimiyle yola devam edelim. Ver gazı, ver coşkuyu. Firenklerin bir ejderha gibi ağızdan (ama aynı anda) hem sıcak hem soğuk üflemek diye bir sözü var. İktidar bir yandan, kayyum eskileri …

...

Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı

İmamoğlu seçimi kazandı, Kaftancıoğlu sandıkları korudu, Demirtaş’ın desteği kilit önemdeydi. Mazbata geldi, yeni bir dönem başladı. Mazbatasını daha önceden alabilen Yavaş’ın Ankara’daki birkaç günlük icraatı, seçimde CHP-İYİP ortaklığının başarısının neleri değiştirmeye muktedir olduğunu şimdiden gösterdi. Türkiye, bir kez daha yahut kim bilir Osmanlı dönemi de dahil kaçıncı kez, Ortadoğu’da (da) olduğunu ama AKP ve Erdoğan ne yaparsa yapsın Ortadoğulu olmayı …

...

ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?

En başa yazalım: ABD Suriye’den çekilecek. Sonra bunun ne zaman, nasıl, hangi koşullarda gerçekleşeceğini anlamaya çalışalım. Arkasından da bu yeni durum Türkiye’nin çıkarına mı ve Ankara’nın seçenekleri var mı, varsa neler onları konuşalım. O arada bir diğer neon lambalı mühlet olarak 31 Mart’ta seçimler (bilerek “yerel” yazmadım) olduğunu hatırda tutalım. Onun öncesi ve sonrasının farklı dönemler olabileceğini düşünmeyi ihmal etmeyelim. …

...

Fırat’ın doğusuna harekat

“Uluslararası İlişkiler”, varlığıyla yokluğu dahi tartışmalı bir disiplin. Örnekse, ben Marmara Üniversitesi İngilizce Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1992 yılı mezunuyum. Diplomama bakarak, sıhhi tesisatçı, marangoz gibi bir meslek sahibi iddiam olamaz. Hariciyede yirmi yıl meslek memurluğu yapıp, Erbil Başkonsolosu’yken birinci derece birinci kademeye 2010 Aralık ayında yükselip, 2013 Haziran ayı başında istifa ettim ama bu yirmi yıllık deneyimimin de beni bir …

...

Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı

Brunson’un bonservisi elindeydi, bedava gitti. Kaşıkçı davasında ise öyle olmayacak gibi. Hafifsemeyelim, papaz yurduna, gazeteciyse kara toprağın altına gitti. Hafifsemiyorum da ama, malum bu dünya sert, soğuk, acımasız. Giderek de kuralsız. Baksanıza, INTERPOL’ün Çinli direktörü Meng, ülkesine izne gitti, izinden dönemedi. İronik değil trajik. İstihbarat teşkilatından gelen Rusya Devlet Başkanı Putin de Britanya’da kendi yurttaşı Skripal’i, hem de yanında kızı …

...

Idlip’in galat-ı meşhuru

Türkiye’nin seçenekleri hangileri? Suriye Kürtleriyle SDM üzerinden yahut gerekirse doğrudan PYD aracılığıyla ve yine doğrudan Şam’la önce istihbarat sonra veya eş zamanlı olarak hariciye teşkilatlarını kullanarak temas açmak. Neden? Çünkü uzun vadeli ulusal çıkarlar bunu gerektiriyor. Türkiye Suriye’de mi? Evet. Neden? Esat başta kalamasın ve Kürtler özerk bölge kuramasın diye. Başka ne istiyor Türkiye? ABD toparlansın gitsin istiyor komşudan. Hem …

...